Hemoroid basur hastalığının cerrahi tedavisi
Basur, makat civarındaki toplar damarların genişlemesi sonucu meydana gelen hastalıktır.
Basurla için en iyi tedavi yöntemi binlerce yıldır kullanılan oturma banyolarıdır. Uygun büyüklükte bir leğenin içerisine yanmayacağınız ve sizi rahatsız etmeyecek kadar sıcaklıkta su doldurun, günde 3-4 kez 15 dakika kadar oturun.
Yine kabızlık tedavisinde sıklıkla kullanılan sarısabır (Aloe vera) isimli bitkiden elde edilen kremleri sık basurun üzerine sürmeniz faydalı olur.
Tuvaletten sonra kesinlikle kuru tuvalet kağıdı ile temizlik yapmayın. Kuru tuvalet kağıtları buradaki genişlemiş damarlara hasar verir ve basuru ilerletir. Bunun yerine tuvalet kağıdını ıslatıp o şekilde temizlenin. Veya bu amaçla üretilmiş ıslak kağıt mendiller kullanın.
Çin tıbbında kullanılan ve basura neden olan vücut dengesizliğini giderici bir yöntem de şöyle: her sabah aç karnına iki adet muz yiyin veya günde 3 kez birer tane portakal yiyin.
Türk toplumu için kesin rakamlar olmamakla birlikte eriskin nüfusun üçte birinden fazlasinda görüldügü sanilmaktadir. Bu hastalik grubu, hastalar tarafindan özel, gizli ve hatta ayip kabul edildiginden tani ve tedavilerinde önemli gecikmeler ve yanlislar ortaya çikmaktadir. Hastalar genellikle kulaktan dolma bilgilerle ve yakin çevrelerinden sorarak olayi geçistirme ve gizleme egiliminde olmaktadirlar.
Uzman ekip ve gerekli aletlerle, hemoroidlerin agrisiz, anestezisiz ve hastaneye yatmaksizin ayaktan 1-2 seans tedaviyle tümüyle giderilmesi mümkündür.
Spor sagliktir.
Jimnastik, yürüme ve yüzme gibi düzenli egzersizler sizin için çok yararlidir.
Dar iç çamasirlarindan ve giysilerden kaçininiz.
Hemoroid Nedir ?
Perianal bölgedeki toplar damarlarin (venlerin) genislemesi yani varisidir. Kabizlik gibi karin içi basincin arttigi durumlarda daha sik olusur. En sik 20-50 yas arasinda görülür. Kalitimsal nedenleri oldugu da bilinir. Hemoroidler içte ve dista olabilir. Makattan sarkanlar (dis hemoroid – Sekil 2), makattan sarkmayanlar (iç hemoroid – Sekil 3) ve elle makattan içeri itilebilen hemoroid türleri vardir.
Anorektal Kanal Nedir ?
Kalin bagirsagin en uçta bulunan 4 cm’lik kismina “anorektal kanal” denir. Anüsten itibaren 2 cm’lik kisma da “anal kanal” denir.
Kanalin cerrahi gerektiren durumlari sunlardir:
1- Hemoroid (Basur)
2- Anal fissür (Çatlak)
3- Anal fistül
4- Anal tümörler (ur)
Neler önemli?
Makatta agri, kanama vb. yakinmalari olan bir hastada gerekli ve yeterli muayeneler yapilmaksizin hemoroid tanisi konulmasi ve tedavi edilmek istenmesi, altta yatan bir kanserin erken tanisinin atlanmasi anlamina gelebilir.
Hemoroidin Belirtileri Nelerdir?
Diskilama sirasinda ikinma, zorlanma ile diskinin damar duvarina yaptigi travma ile kanama görülür. Bu kanamayi ya tuvalette yada diskiya bulasmis sekilde görebilirsiniz. Fazla kanama kansizliga (anemiye) neden olabileceginden hemen doktora basvurmanizda fayda olacaktir. Kanama parlak kirmizi renktedir. Anal kanal disina çikan hemoroidlerde spazm nedeniyle kan dolasimi bozulabileceginden siddetli agri olabilir. Oturamaz duruma gelebilirsiniz. Siddetli agri, ödem ve sislik, kizariklik olusur.
Bu belirtilerin birisi olsa bile doktora mutlaka basvurmalisiniz.
Hemoroidlerde Tani Nasil Konur ?
Makattan (anüsten) sarkan hemoroidler gözle görülür. Sarkan hemoroidleri; tuvalet sonrasi temizlik yaparken, sizde farkedebilir ayna ile baktiginizda görebilirsiniz.
Muayenenin zorunlu oldugunu unutmamalisiniz. Rektal kanama ve makatta agrisi olan hastaya rektoskopi yapilabilir. Rektoskopi, rektoskop cihaziyla rektumun incelenmesi islemidir.
Hemoroidsiz Bir Yasam Neleri Gerektirir?
Hemoroidin tedavisinde çok sayida tedavi seçenegi; fitiller, kremler isiticilar, otlar… vb. piyasada mevcuttur. Ancak bunlarin hiçbirisi hastaligin kesin tedavisini saglama niteliginde degildir. Hemoroidin tedavisinde günlük yasantimizdaki degisiklikler çok yararli olacaktir.
Diyetinizin genel olarak meyva ve sebzelerden zengin olmasi esastir.
Lif, tahil, kepek açisindan zengin gidalar barsaklarinizin düzenli çalismasini saglayacaktir. Baharatli yemekler, alkol ya da barsak hareketliligine neden olabilecek gidalardan kaçininiz.
Susuz kalmayin. Günde en az 1.5-2 litre su içiniz.
Kendinize zaman ayiriniz. Kisisel tuvalet temizligine dikkat edin ve tam bir temizlenme saglayiniz. Ancak bu temizlikte sabun ve benzeri ürünler kullanmayiniz. Kurulanirken çok ince tuvalet kagidi kullaniniz.
Kabiz olmamaya dikkat ediniz. Günde bir kez ve düzenli olarak diskilama en normal ve saglikli olan tarzdir. Diskilamayi ertelemeniz, kabizliga neden olacaktir. Kabizlik, basur memelerinde yirtilma, kanama ve agriya neden olur. Diskilama aninda asla ikinmayiniz.
Hemoroid Tedavisi Nasil Yapilir ?
Hemoroidiniz varsa mutlaka tedavi edilmelidir. Bu tibbi ya da cerrahi olabilir. Sizin açinizdan zor bir durum oldugundan doktora gelmekte gecikebilirsiniz. Bu gecikme kisa sürede iyilesebilecek hemoroidinizi ameliyatla düzelebilecek duruma getirebilir. Erken dönemde doktora gitmeniz ve tedavi olmaniz dogacak ciddi sorunlari önler.
Tibbi Tedavi
Küçük hemoroidlere tibbi tedavi uygulanir. Kabizligin önlenmesi ilk sarttir. Uygun diyet, posali gidalar, bol meyve-sebze yeme tavsiye edilir. Doktorunuzun yazdigi ilaçlari ve önerdigi uygulamalari (sicak oturma banyosu) yaptiginiz takdirde iyilesme süreciniz 4-6 hafta arasinda degismektedir.
Sicak Su Oturma Banyosu Nasil Yapilir?
Sicak oturma banyosu iyilesmenizi hizlandirmak, agriyi azaltmak ve mekanik temizlik saglamak amaciyla yapilir. Cildinizi yakmayacak sicakliktaki suyu bir kaba koyup hemoroidiniz tamamen suya girecek sekilde oturunuz. Suya oturma süresi 10-15 dakikadir. (su iliyincaya kadar) Oturma banyosu yapamiyorsaniz, çömelme pozisyonunda dus fiskiyesinin bölgeye tutulmasi da ayni islevi görür
Iki hemoroid tipi vardir.
1-Dis hemoroid:Anal kanalin disindaki deri altindaki görülen sismis toplar damarlardir.Genellikle deri ile ayni renkte küçük bir sislik seklinde görülürler.Damar tikanip,dolasim bozulunca daha fazla sisip sikayetlere neden olurlar.
2-Iç hemoroidler:Son barsagin anal halkaya yakin kisminda gelisen sis ve dolasimi bozulmus damarsal olusumlardir.Iç hemoroidler sistigi zaman anüsten disariya çikabilirler.
Hemoroidin Belirtileri
En sik görülen belirti,tuvalet kagidinda kirmizi parlak rekli veya tuvalette kan damlasi görmektir.Tikanmis hemoroidlerde pihti bulunur ve ağrılıdır.
Yanma
Anüste rahatsızlık
Kaşıntı
Hemoroidler nasil gelisir
Hemoroidler çok sıktır.50 yas civarindaki insanlarin yarisindan fazlasinda hemoroid vardir.Hemorodlerin olmasi her zaman sikayetin olmasini gerektirmez.Büyük abdest yaparken ikinma sonucunda basiç artarak hemoroid olusumunu kolaylastirir.Hamile kadinlarda hemoroidler çok soktir.Bebegin son barsak alanindaki baskisina bagli basiç artmasi nedeniyle meydana gelmektedir.Müzmin kabizlik ve ishal (devamli ikinma ve gaita geçerken tahrise bagli olarak) hemoroidlerin olusumuna katkida bulunur.
Hemoroidlerin Teshisi
Anüsten kan geldigini söyleyen tüm hastalarda anüs muayene edilmeli,parmakla muayene edilmeli,daha sonra anal kanala ve rektuma isikli bir cihaz sokularak anal kanal içi ve rektum gözlenmelidir.(Rijid Anoskopi-Rektoskopi)
ÖNEMLI= Rektumdan kan gelen hastalarin büyük çogunlugu utanma nedeniyle ilgili hekime basvurmamakta çesitli tedavi yöntemleri ile geçistirmege çalismaktadir.Bunlardan bazilari doktora basvursalar bile doktorun da ihmali sonucu anal muayene ve/veya Rektoskopi yapilmamakta ,hemoroid zannedilen bu hastalarin bazilarinda Rektum kanserleri kanama nedeni olmaktadir.Anoskopi/Rektoskopi yapilmasinin ana nedeni budur.
Hemoroidlerin Tedavisi
A-Tibbi tedavi :
Kabizliktan korunmalidir.
Diskilama sirasinda ikinmaktan kaçinmak gerekir
Alkol,aci biber,baharatli yiyeceklerden kaçinmak gerekir.
Uzun süre hareketsiz oturarak yada ayakta kalmamalidir.
Düzenli egzersiz yapmalidir.
Bir çok fitil,merhem,krem mevcuttur.Binlar sismis damar ve çevresinin sisligini azaltmaga yardimci olurlar.
Özellikle diskilamadan sonra günde bir kaç defa ilik oturma banyolari (siddetli kanama sirasi hariç) yararlidir.
B-Diger tedavi yöntemleri
Asiri kanama oldugu zaman ve çok agri varsa,tibbi tedaviye ragmen rahatlamiyorsa su yöntemlere basvurulur.
Skleroterapi
Hemoroidal damarlarin ve dokunun büzüsmesine neden olacak bazi kimyasal maddeleri sis olan hemoroid pakesine igne ile enjekte etme yöntemidir.Genellikle 1.-2. derecede kanamali hemoroidlerin tedavisinde kullanilir.
Band Ligasyon
Hemoroid pakelerin lastik band ile baglanmasi sonucunda bir müddet sonra bogulan parçadüser ve yeri büzüserek alttaki damarsal yapilarin sismesi önlenmis olur.2.-3. derecede iç hemoroidlerde uygulanir.
Band Ligasyonu Dünya çapinda ve ülkemizde en sik kullanilan bir yöntemdir.
Cerrahi :
Hemoroidlerin ameliyatla çikarilmasi islemidir.Daha genis bilgi i.in genel cerrahi ile ilgili bir siteye basvurulmasi önerilir.
Perianal bölgedeki toplar damarlarin (venlerin) genislemesi yani varisidir. Kabizlik gibi karin içi basincin arttigi durumlarda daha sik olusur. En sik 20-50 yas arasinda görülür. Kalitimsal nedenleri oldugu da bilinir. Hemoroidler içte ve dista olabilir. Makattan sarkanlar , makattan sarkmayanlar ve elle makattan içeri itilebilen hemoroid türleri vardir.
Anorektal Kanal Nedir ?
Kalin bagirsagin en uçta bulunan 4 cm’lik kismina “anorektal kanal” denir. Anüsten itibaren 2 cm’lik kisma da “anal kanal” denir.
Kanalin cerrahi gerektiren durumlari sunlardir:
1- Hemoroid (Basur)
2- Anal fissür (Çatlak)
3- Anal fistül
4- Anal tümörler (ur)
Halk arasında “basur” olarak bilinen hemoroid hastalığı anüs(barsağın son çıkış kısmı) bölgesinde normalde bulunan damar yumağının belirginleşmesi ve sarkması sonucu oluşan rahatsızlığa verilen isimdir.
İç ve dış hemoroid damar yumağındaki belirginleşmeye göre iki ana çeşidi olmakla birlikte çoğunlukla iç hemoroidlerin belirginleşerek makatın dışına sarkması şeklinde görülür. Birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü derece olarak sınıflandırılan hemoroidler ıkınınca makat dışına sarkan ve kendiliğinden içeri giderse ikinci, elle itince içeri gidene üç, elle itilmesine rağmen gitmeyen hemoroidlere dördüncü derece olarak tanımlanır.
Hemoroidler kansere dönüşmez. Ancak hemoroide bağlı rahatsızlıklar bu bölgede görülen kanser rahatsızlığı ile benzerlik gösterdiğinden bu şikayetlere sahip olan kişilerin rektal tuşe(elle muayene) veya anoskopi ve rektoskopi gibi ışıklı aletlerle muayene ile tanının aydınlatılması gerekir.
Hemoroid belli bir yaşın hastalığı mıdır?
Hemoroid hastalığı çocukluk dönemi hariç her yaşta görülebilir. Ancak yaş ilerledikçe sıklığı artmaktadır. Toplumun üçte birinden fazlasında görülmektedir.
Hemoroidin sebepleri nelerdir?
Hemoroidin tek sebebi olmamakla birlikte kolaylaştırıcı sebepler vardır.
Ailesel yatkınlık
Kabızlık, uzun süren ishal
Kabızlığa neden olan veya artıran sebepler
Posasız gıda(meyve sebzenin az tüketildiği) gıdalarla beslenme alışkanlığı
Aşırı terleme, az su içme
Dışkılama zamanının ertelenmesi
Seyahatler
Karın içi basınç artışına yol açan etkenler (gebelik)
Acılı ve baharatlı gıdaların fazla tüketilmesi
Aşırı alkol tüketimi
Tuvalet ihtiyacını ertelemek veya tuvalette uzun süre oturmak
Yaşlılık
Hemoroid hastalığının belirtileri nelerdir?
Makatta ağrı, kaşıntı, akıntı
Makattan kan gelmesi
Tuvalet sonrası ele gelen şişlik
Tuvalet sırasında ağrı ile birlikte olan kanama daha çok çatlaklara bağlı olmakla birlikte dış hemoroidlere bağlı olarak ta oluşabilir. Ayrıca içi hemoroidlerin komplike olması(içinde kan pıhtılaşması) sonrası da oluşabilir.
Hemoroid hastalığının teşhisi nasıl konur?
Hemoroid hastalığının şikayetleri ile bu bölgenin kanserleri benzerlik gösterdiğinden genel cerrahi veya gastroenteroloji uzmanına muayene olmadan ilaç kullanılmamalıdır. Mahremiyet endişesiyle doktora gitmekten çekinen ve yakın çevrelerine danışarak ilaç kullanma durumunda hayati öneme haiz hastalıkların tanı ve tedavisinde gecikmeler yaşanmaktadır.
Tanı makat bölgesinin gözle, eğer ağrılı durumu yoksa parmakla muayenesi ve anoskopi ve rektosigmoidoskopi denilen ışıklı aletlerle inceleme sonucunda konulur.
Tedavi çeşitleri nelerdir?
Hastanın şikayetleri dinlendikten ve gerekli muayeneler yapıldıktan sonra hemoroidin varlığı, derecesi, tipi ve eşlik eden rahatsızlıklar belirlenir.
Birinci derece ve ikinci derece hemoroidlerlerde öncelikle sebebe yönelik tedavi yapılır. Kabızlık varsa bunun düzeltilmesi için posalı gıdalar, tuvaletin ertelenmemesi, gaita yumuşatıcı ilaçlar, pomatlar veya fitiller verilir.
Tıbbi tedavi ve gerekli önlemlere rağmen düzelmeyen hastalarda skleroterapi(ilaç enjeksiyonu ile kurutma), band ligasyonu(band ile boğarak söndürme), koterizasyon(elektrik, lazer veya infrared ışını ile yakma) yapılabilir.
Üçüncü derece hemoroidlerin bazılarına ameliyat dışı yöntemler uygulanabilir. Fayda görülmezse cerrahi tedavi uygulanır.
Dördüncü derece hemoroidlerde tedavi cerrahidir. Cerrahi tedavi yöntemleri ise hastaya göre değişmekle birlikte dikiş ile bağlama, hemoroid yumaklarının çıkarılması ve dikiş konulması, ultrasizyon cihazı ile hemoroid yumaklarının çıkarılması, doppler cihazı ile hemoroid yumağının atardamarı bulunarak dikiş konulması veya bu yöntemlerin kombinasyonu uygulanabilir. Eğer hemoroidlerle birlikte makatın iç tabakasında sarkıklık varsa PPH denilen ve otomatik dikiş koyan ve sarkan iç tabakanın bir kısmını çıkararak sarkmayı önleyen teknik uygulanabilir. Bu tedavilerden hangisinin uygulanacağı hastadaki hemoroidin derecesine, eşlik eden ikinci bir rahatsızlığın(çatlak v.b.) varlığına ve cerrahın tecrübesine ve tercihine göre değişmektedir.
Bölgesel veya genel anestezi uygulanmamışsa yani lokal anestezi ile veya anestezisiz işlemler ayaktan tedavi şeklinde uygulanabilir. Diğer işlemlerde 6-18 saat hastanede gözlem gerekebilir.
YAPILMASI GEREKENLER
Kişisel temizliğinize özen gösterin (anal bölgenin düzenli temizliği)
Tuvaletiniz geldiğinde barsaklarınızı mümkün olduğunca çabuk boşaltın (doğru beslenme ile giderek kolaylaşacaktır).
Kilonuzu kontrol edin
BESLENME
Posa bakımından zengin yiyecekler tüketin
Sebzeler (domates, bamya, bezelye, pırasa)
Meyveler (elma, armut, portakal)
Tahıllar (kepek, kepekli ekmek, tam buğday unu, esmer un, rafine edilmemiş pirinç)
Çok fazla su için (Günde en az 1,5 litre)
EGZERSİZ
Yüzme
Yürüme (düzenli olarak günde en az 20 dakika)
YAPILMAMASI GEREKENLER
Kabızlık ve ıkınarak dışkılama
Ağır yük taşıma
Dar giysilerin giyilmesi
BESLENME (Fazla Tüketilmemesi Gerekenler)
Kahve, Alkol, Baharat, Hardal
Posa bakımından fakir yiyecekler
EGZERSİZ
Bisiklete, ata binmek
Uzun süre ayakta kalmak yada oturmak
İLAÇ TEDAVİSİ
Ardışık müshil kullanımı (Uzun süreli kabızlık = Müshil hastalığı)
HEMOROİD HASTALIĞI (BASUR) İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR
1. Hemoroid hastalığı yaygın mıdır?
Evet. Hemoroid hastalığı hem erkeklerde hem de kadınlarda oldukça sık görülür. Kadın ve erkek nüfusunun yaklaşık yarısı hayatlarında en az bir kere hemoroid hastalığının belirtileri ile karşılaşır.
2. Hemoroid hastalığı bulaşıcı mıdır?
Hayır, kesinlikle bulaşıcı değildir. Hastanık mekanik nedenlerle meydana geldiği ve kökeninde bakteri yada virüs benzeri bulaşıcı etkenler olmadığı için, başkasına aktarılamaz.
3. Hemoroid hastalığı kalıtımsal mıdır?
Hayır. Net olarak böyle bir ifade kullanmak zor. Ancak anne ve/veya babanın hemoroid hastalığı nedeniyle ameliyata dek gidebilen tedavi görmüş olmaları, sonraki nesiller için bir risk etkeni oluşturabilir.
4. Hemoroid hastalığı kadınlarda erkeklere göre daha sık mıdır?
Kadınların hamile kalması, doğum yapması, ayrıca kadınlarda kabızlığa daha sık rastlanması nedeniyle, hemoroid hastalığı erkeklere göre biraz daha fazla görülür. Ancak veriler hemoroid hastalığı nedeniyle yapılan ameliyatların erkek ve kadınlar açısından sayıca farklı olmadığını göstermektedir.
5. Hemoroid hastalığının tanısı nasıl konur?
Hemoroid hastalığının tanısı doktor tarafından konur. Doktor makatı gözle muayene eder ve şişmiş damarsal yapıların olup olmadığına bakar. Muayenenin ikinci aşamasında anal kanalın ve rektumun son bölümünün parmakla kontrolü yer alır. Sonraki aşamada doktor hastayı anaskop yada praktoskopla da inceleyebilir. Anaskop makatın yukarısında kalan yaklaşık 6-7 cm’lik bölümün incelenmesini sağlar. Proktoskop ise makatın yukarısında kalan yaklaşık 15-20 cm’lik bölümünün yani rektumun görülmesini sağlar.
6. Hemoroid hastalığı tehlikeli midir?
Hayır. Hemoroid hastalığı tehlikeli ve yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir. Çoğu kişide belirtiler yalnızca birkaç gün devam eder. Ayrıca, hemoroid hastalığı olan herkes belirtileri yaşamaz.
7. Hemoroid hastalığı kansere dönüşebilir mi?
Hayır! Hemoroid hastalığı kansere dönüşmez ama dikkatli olunmalıdır. Bir kişi yıllarca hemoroid hastalığı nedeniyle anal yolla kanayabilir. Ancak zaman içinde kanamanın bir kolon-rektum kanserine bağlı olarak ortaya çıkması da mümkündür. Bu olgularda hemoroid hastalığı, ormanı saklayan bir ağaç gibidir. Sonuç olarak, dışkılama sonrası kanama gözlemlendiğinde yapılacak en iyi iş bir uzmana danışmaktır.
Kabızlıktan korunmalıdır.(Kabızlık konusuna bakınız)
Dışkılama sırasında ıkınmaktan kaçınmak gerekir
Alkol,acı biber,baharatlı yiyeceklerden kaçınmak gerekir.
Uzun süre hareketsiz oturarak yada ayakta kalmamalıdır.
Düzenli egzersiz yapmalıdır.
Bir çok fitil,merhem,krem mevcuttur.Bınlar şişmiş damar ve çevresinin şişliğini azaltmağa yardımcı olurlar. Özellikle dışkılamadan sonra günde bir kaç defa ılık oturma banyoları (şiddetli kanama sırası hariç ) yararlıdır.
B-Diğer tedavi yöntemleri
Aşırı kanama olduğu zaman ve çok ağrı varsa,tıbbi tedaviye rağmen rahatlamıyorsa şu yöntemlere başvurulur.
Skleroterapi
Hemoroidal damarların ve dokunun büzüşmesine neden olacak bazı kimyasal maddeleri şiş olan hemoroid pakesine iğne ile enjekte etme yöntemidir.Genellikle 1.-2. derecede kanamalı hemoroidlerin tedavisinde kullanılır.
Band Ligasyon
Hemoroid pakelerin lastik band ile bağlanması sonucunda bir müddet sonra boğulan parçadüşer ve yeri büzüşerek alttaki damarsal yapıların şişmesi önlenmiş olur.2.-3. derecede iç hemoroidlerde uygulanır.
Band Ligasyonu Dünya çapında ve ülkemizde en sık kullanılan bir yöntemdir.
Cerrahi tedavi:
Hemoroidlerin ameliyatla çıkarılması işlemidir.Daha geniş bilgi i.in genel cerrahi ile ilgili bir siteye başvurulması önerilir.
KISACA HEMOROİD
Basur, anüs (makat) bölgesindeki toplardamarların varis gibi genişlemesidir. Hastalığın birincil ve ikincil olmak üzere başlıca iki biçimi vardır.İkincil basurlar, ikincil basurlar kapı toplardamarı düzeyinde kan akımının engellenmesi sonucunda gelişir; örneğin karaciğerde siroz hastalığı böyle birgelişmeye yol açabilir. Bu durumda ikincil basurlar kan akımım düzenleyici bir işlev üstlenerek kapı toplardamarıdaki kanın alt anatoplardamara ulaşmasını sağlar.
Birincil basurlar. Birincil basurlar ikincillerden daha sık görülür ve makat bölgesi toplardamar ağının gerçek bir hastalığını oluşturur. Genellikle 25-50 yaş grubunda yaygındır. Hastalık nedenlerinin basında geçirilmiş toplardamar iltihapları gibi çeşidi edinilmiş toplardamar bozuklukları gelir. Damar duvanmn doğumsal zayıflığı da önemli bu- etkendir; bu etken basurların kalıtsal özelliğim ve genellikle başka toplardamar hastalıklarıyla birlikte görülmesini açıklar. Bacaklarda varis ve er-bezi toplardamarların genişlemesi olan varikosel bu tür hastalıklara örnektir. Bazen toplardamarlardaki zayıflığı ortaya çıkaracak ya da artıracak koşullar da bulunabilir. Kronik kabızlık, hareketsiz yaşamak, günün önemli bir bölümünü oturarak geçirmek, aşın alkol almak, çok miktarda baharatlı ve acı yiyecek yemek, aşın beslenmek, art arda gebelikler ve makat bölgesin! zedeleyebilecek bisiklet, motosiklet, binicilik gibi sporlar yapmak basur oluşumunu kolaylaştırabilir.
Basur tipleri. Basurlar klinik açıdan dış ve iç olmak üzere ikiye ayrılır. Dış basurlar makatın kapanmasın! sağlayan büzgen kasın hemen altındaki toplardamarlann genişlemesiyle oluşur, îç basurlar ise büzgen kasın hemen üzerindeki toplardamarınn genişlemesi sonucudur. îç basurlar büzgen kasın üzerinde bulunduklarından görülemez. Her iki tip de yumuşak, mavimsi renkte, parmakla bastınnca içleri boşalan küçük yumrular (meme) biçimindedir. Tanı konan olguların büyük bölümünde iç ve dış basurlara birlikte rastlanır. Yalnız bir tipin bulunması durumunda bu daha büyük bir olasılıkla iç basurdur, îç basurlar sürekli dışkı geçişme bağlı olarak dışarıya sarkar, büzgen kasın dışına fırlar ve kanayarak kansızlık ya da iltihaplanma gibi sonuçlara neden olur.
HASTALIĞIN BELİRTİLERİ
Olgulann çoğunda hastalar makat bölgesinde dolgunluk ve yanma duygusundan yakınırlar; bazen makatta şiddetli kaşıntı da görülür. Dışkının kanla sıvanmış olduğunu ya da dışkılama sırasında birkaç damla açık kırmızı renkli taze kan geldiğim belirten hastalar da vardır. Bu durum dışkının sürtün-mesi ve zedeleyici etkisinden ötürü, birkaç basur memesinin yırtılmasına bağlıdır.
HASTALIĞIN RİSKLERİ
Kanama, basurun en sık görülen komplikasyonudur. Hastaların bir bölümünde ilk belirti olarak ortaya çıkar ve hekime başvurmalanna neden olur. Basurun kanama dışında birçok başka komplikasyonu da vardır.Bunların en önemlisi çok kolay iltihaplanmalarıdır. Genişlemiş toplardamarlarda iltihap (flebit) oluşumu çok yaygındır, îltihaplanan basur memeleri gerginleşir, şişer, genişler, çok ağn verir ve yalancı bir dışkılama duygusu uyandırır. Dışkılamayla ağrı daha da artar, ayrıca ateş yükselebilir. Böyle ağrı bir basur nö-betinin gelişimi iki yol izleyebilir. Birincisi iltihabın bir hafta içinde kaybolması ve belli bir aradan sonra sürecin yeniden başlamasıdır, ikinci olasılık ise iltihabın gittikçe ilerlemesidir. Bu durumda içinde irin ve kan bulunan apseler oluşur; daha sonra apseler dışanya açılarak makat fistülleri ve ülserlerine neden olur.
Basur kanamaları az miktarda da olsa uzun sürmesi ve yinelemesi nedeniyle kansızlığa yol açabilir. Sık sık basurla birlikte görülen bir sorun da makatta çatlakların oluşmasıdır, îç basurların iki önemli komplikasyonundan biri mukoza sarkması (fırlaması), öbürü mukoza boğulmasıdır. îç basur aşağı doğru sarkarak anüsten çıkma eğilimi gösterir. Böylece düzbağırsak (rektum) mukozası sarkar. Basurların boğulması ise iltihaplar nedeniyle zedelenen büz-gen kasın aşırı kasılarak sarkmış basur memelerini sıkıca sarmasının sonucudur. Boğulan basur memeleri sertleşir, morarır, şiddetle ağrır; şişme ve kasılma sürerse yerlerinden koparak kanamayla düşer ve yerlerinde yaralar (ülserler) oluşur. Basurda önemli bir sorun da pıhtılaşmadır (tromboz). Memelerin içindeki kanın pıhtılaşmasının ardından burada nedbe dokusu oluşur.Nedbeleşme kendiliğinden bir iyileşme biçimidir, ama her zaman iyi sonuçlanmaz.
Tıbbi tedavi. Tıbbi tedavi fiziksel ve besinsel sağlık önlemlerine dayanır; düzenli dışkılamayı sağlamaya ve dışkının bağırsak içinde uzun süre beklemesin! engellemeye yöneliktir. Beslenmenin çok fazla sınırlanması gerekmez, ama aşın yemekten, sindirim kanalım zedeleyebilecek salamura, hardal, alkol, kahve gibi yiyecek ve içeceklerden kaçınmak gerekir. Kabızlık varsa az miktarda vazelin ya da lanolin yağıyla tedavi edilir; bağırsak yüzeyini aşın uyarıcı maddeler içeren müshiller kullanılmaz. Sıcak-ıslak pansumanlar ve sıcak oturma banyolan şişmeyi (ödem) giderici etkileri nedeniyle ağrıyı azaltabilir. Ayrıca hastalara ısrarla hareketsiz yaşam biçimlerim değiştirmeleri önerilmelidir.
Cerrahi Tedavi. Tıbbi tedaviye ve alınan sağlık önlemlerine karşın hastalık ilerler komplikasyonlar ortaya çıkarsa, cerrahi girişimde bulunmak gerekir. Kriyoşirürji (soğuk ya da dondurma cerrahisi). Sıvı azot ya da azot protoksitle dondurucu etki sağlayan bir aygıt kullamlarak basur memelerini çıkarmayı sağlayan bir yöntemdir.
Hastanede yatmayı gerektirmeyen, ağrısız bir cerrahi girişim olduğundan hastalar tarafından çok istenir. Ama kriyoşirürji ancak fazla büyümemiş, iltihaplanmamış, iyi görülebilen ve bağırsak duvarına ince bir sapla bağlı olan basur memelerine uygulanabilir; dolayısıyla kullanım alanı sınırlıdır. Aynca yaygın kanının tersine bazı olumsuz sonuçlar doğurduğu da bilinmektedir. Dondurucu aygıtla cerrahi girişim son-rasmda hasta birkaç gün ishal biçimin-de dışkı çıkarır. Bu tedavi yönteminde basur memeleri önce şişer ve kızanr;
altıncı güne doğru meme çevresindeki doku siyahlaşarak kangren olur ve 14. güne doğru tutunduğu dokudan ayrılarak düşer.
Hemoroidektomi (geleneksel basur ameliyatı). Tıbbi tedaviyle başarılı sonuç alınamaz ve ağrı, yanma, kanama gibi yakınmalar ağırlaşarak sürerse, hastanın durumu da kriyoşirürji için uygun değilse, artık geleneksel bir cerrahi girişim yöntemi olan hemoroidektomiye başvurmak zorunlu olur. Ameliyat sonrası dönem ağrılı ve zordur; kriyoşirürjiden farklı olarak hastanede yatmayı ve birkaç gün yatakta dinlenmeyi gerektirir. Bununla birlikte olguların önemli bir bölümünde tek etkili ve güvenilir tedavi yöntemidir.
149 views