<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bayanlar.Biz - Bayanlara Özel Yaşam Stili &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.bayanlar.biz/category/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bayanlar.biz</link>
	<description>Bayanlar.Biz - Bayanlara Özel Yaşam Stili</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 14:30:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Beynimize Yararlı Alışkanlıklar</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/beynimize-yararli-aliskanliklar/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/beynimize-yararli-aliskanliklar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 21:36:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin geliştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[beyin sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beynimize yararlı herşey]]></category>
		<category><![CDATA[Beynimizi nasıl geliştiririz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36432</guid>
		<description><![CDATA[Beynimize yararlı gelebilecek uygulamalar &#160; Ufak tefek alışkanlıklarımız beynimizi sandığımızdan çok daha fazla olumlu etkileyebilir. Uzmanlar daha düne kadar yaşa bağlı olarak beynin iletim ağlarının yavaşladığını ileri sürüyorlardı. Ancak yapılan son araştırmalarda çalışan beynin sürekli olarak kendini yenilediği, iletim ve sinir sistemlerini geliştirdiği belirlendi. Beynimizin iyi çalışmasını sağlamak için birkaç yararlı alışkanlık edinerek ona biraz destek olabiliriz. &#160; TV izleyin veya bilgisayar oyunları oynayın Kötü olan her şey sizin için iyidir, popüler kültür sizi nasıl daha zeki hale getiriyor adlı kitabın yazarı bilim yazarı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beynimize yararlı gelebilecek uygulamalar<span id="more-36432"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Ufak tefek alışkanlıklarımız beynimizi sandığımızdan çok daha fazla olumlu etkileyebilir.</li>
<p>Uzmanlar daha düne kadar yaşa bağlı olarak beynin iletim ağlarının yavaşladığını ileri sürüyorlardı. Ancak yapılan son araştırmalarda çalışan beynin sürekli olarak kendini yenilediği, iletim ve sinir sistemlerini geliştirdiği belirlendi. Beynimizin iyi çalışmasını sağlamak için birkaç yararlı alışkanlık edinerek ona biraz destek olabiliriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<li>TV izleyin veya bilgisayar oyunları oynayın</li>
<p>Kötü olan her şey sizin için iyidir, popüler kültür sizi nasıl daha zeki hale getiriyor adlı kitabın yazarı bilim yazarı Steven Johnson,  &#8220;Sopranolar&#8221;, &#8220;Çırak&#8221; gibi gerçeklere dayalı TV programları ve zeka gerektiren bilgisayar oyunları  beynimizi yeni sinir sistemi bağlantıları için zorlar ve geliştirir. Bilimsel olarak bunları izlediğiniz ya da bilgisayar oyunları oynadığınız için kendinizi çok suçlu hissetmenize gerek yok.</p>
<p>&nbsp;</p>
<li>İyi uyuyun</li>
<p>Herkes iyi uyumanın gerekli olduğunu bilir. Beynin bazı bölümleri de uyurken çok aktif hale gelir ve günlük olayları depolar. Uykusuz bir kişi yaptıklarını depolama fırsatı bulamadığı için bazı şeyleri unutabilir. Çok meşgul olsanız bile her akşam düzenli olarak uyumaya özen gösterin ya da şekerleme yapın. Araştırmalara göre 90 dakikalık bir şekerleme yeni öğrenilenlerin daha iyi hatırlanmasını sağlıyor. 90 dakikanız yoksa 20-30 dakika en kötü ihtimal ile 10 dakika şekerleme yapmanız beyninizin daha iyi çalışmasını sağlıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<li> Kaslarınızı çalıştırın</li>
<p>Düzenli egzersiz yapmak beyin fonksiyonlarının iyi çalışmasını olumlu etkiliyor. Haftada 3 kez en az 15-30 dakika arası düzenli egzersiz yapan 65 yaş üzeri kadın ve erkeklerin beyin fonksiyonlarının daha iyi çalıştığı tespit edilmiş. Egzersiz aynı zamanda beyin hormonu endorfin salgılanmasını sağladığı için stres ve kaygıdan korunmanızı sağlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<li>Kahvaltı edin</li>
<p>Uzmanlara göre iyi bir kahvaltı hafıza performansını geliştiriyor. Örneğin kahvaltı yaparak sınavlara giren öğrencilerin yapmayanlara göre daha başarılı olduğu görüldü.Kahvaltı kadar ne yediğiniz de önemli. Lif bakımında yüksek yiyecekler yediğinizde algılama yetenekleriniz gelişiyor ve depresyon ihtimaliniz azalıyor. Kahvaltı neden önemli? Beyin enerji depolayamaz ve düzenli glukoza ihtiyaç duyar. Yemeden 8 saatuyuduktan sonra uyandığınızda, beyninizin işini yapabilmesi için azalan enerjiyi yerine yokmak zorundasınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<li>Her zaman öğrenin</li>
<p>Beyninizin iyi çalışması için paranızı pahalı bilgisayar oyunlarına harcamak zorunda değilsiniz. Ancak yaşınıza göre her zaman iyi çalışan bir beyine sahip olmak istiyorsanız, zihninizi geliştiren aktiviteler yapmalısınız.</p>
<li>Entellektüel kaynaklar yani sizi geliştiren kurslar, kitaplar, eğitim seviyenizi yükseltmek bunama ihtimalini azaltıyor.</li>
<p>Örneğin yabancı diliniz varsa yakın çevrenizdeki bir okulda çocuklara bir şeyler öğretebilir veya bilmiyorsanız siz dil öğrenebilirsiniz.</p>
<li>Farklı şeyler yapın</li>
<p>Her zaman piyano çalmak isterdiniz ancak şimdi çok büyük olduğunuzu düşünüyorsunuz. Ancak uzmanlar zihinsel, fiziksel ve sosyal aktivitelerin yetişkinlerin akıl sağlığını korumasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Buna göre merak eden, kitapokuyan, oyun oynayan, hayatla bağlantısını koparmayan kişilerin beyni her zaman daha iyi çalışıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<li>Arkadaşlarınızla zaman geçirin</li>
<p>Sosyal çevre, arkadaşlar ve aile ile birlikte vakit geçirmek hafıza kaybını yüzde 50 oranında azaltıyor. Arkadaş çevreniz çoksa günde 10 dakikadan daha az bile konuşsanız beyninizin gelişmesine yardımcı oluyor. Bu nedenle kadınlar bazı şeyleri unutmuyor da diyebiliriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<li>Sakin olun</li>
<p>Stres vücudumuz gibi beynimize de zarar verir. Kronik stres doğru düzgün düşünememeye ve beynin sinir sistemine zarar verir. Birkaç saatten az süren gerginlikler de aynı zarara neden olur. Stresten korunmak için egzersiz yapabilir, sizi rahatlatan şeylerle ilgilenebilirsiniz.</ul>

<p class="sayac_bilgi">29 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/beynimize-yararli-aliskanliklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çay ve Kahve Hakkında Bilmediklerimiz</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/cay-ve-kahve-hakkinda-bilmediklerimiz/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/cay-ve-kahve-hakkinda-bilmediklerimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 21:16:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çay ve kahve]]></category>
		<category><![CDATA[Çay yararlı mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Çay zararlı mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Kahve ve çay hakkında herşey]]></category>
		<category><![CDATA[Kahve yararlı mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Kahve zararlı mı?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36431</guid>
		<description><![CDATA[Çay ve kahve hakkında bilmeniz gereken her şey. &#160; Çay ve kahve tiryakilerinin, çok güçlü birbakteri olan MRSA’yı taşımaolasılıklarının daha az olduğu bildirildi. ABD’de 5 bin 500’den fazla kişi üzerinde yapılan bir araştırma, düzenli olaraksıcak çay ve kahve içenlerin burun deliklerinde, içmeyenlere oranla MRSA bakterisinin bulunma olasılığının yaklaşık yüzde 50 oranında daha az olduğunu gösterdi. Hükümetin desteklediği ve sonuçları &#8220;Annals of Family Medicine&#8221; dergisinde yayımlanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çay ve kahve hakkında bilmeniz gereken her şey.<span id="more-36431"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çay ve kahve tiryakilerinin, çok güçlü birbakteri olan MRSA’yı taşımaolasılıklarının daha az olduğu bildirildi.</p>
<p>ABD’de 5 bin 500’den fazla kişi üzerinde yapılan bir araştırma, düzenli olaraksıcak çay ve kahve içenlerin burun deliklerinde, içmeyenlere oranla MRSA bakterisinin bulunma olasılığının yaklaşık yüzde 50 oranında daha az olduğunu gösterdi.</p>
<p>Hükümetin desteklediği ve sonuçları &#8220;Annals of Family Medicine&#8221; dergisinde yayımlanan araştırmayı yürüten ekibin lideri, South Carolina Üniversitesi’nden Eric Matheson, &#8220;sıcak çay ve kahvenin, anti-mikrobik özelliklere sahip olduğunun gözlendiğini&#8221; kaydetti.</p>
<p>Araştırmaya katılanların yüzde 1.4’ünün burun deliklerinde söz konusu bakteriyi taşıdıkları, düzenli olarak kahve ve çay içenlerin ise içmeyenlere oranla MRSA taşıyıcısı olma ihtimallerinin neredeyse yüzde 50 oranında azaldığı belirtildi.</p>
<p>Stafilo-kok mikrobunun, metisilin antibiyotiğine dirençli, çok güçlü bir türü olan MRSA, penisiline karşı da direnç gösterdiğinden tedavisinin zor olduğu biliniyor.</p>
<p><strong>Uzun Ömürlü İkaryalılar</strong></p>
<p>Yunan kalp doktorlarının yaptığı araştırma da 90 yaş ve üzerindekilerin Avrupa geneline göre 10 kat fazla olduğu Yunanistan’ın İkarya adasında uzun ömrün sırrınınşekerleme yapmaya, balık, zeytinyağlı besinler, sebze ve kahve tüketmeye bağlı olabileceğini gösterdi.</p>
<p>Araştırmaya imza atan bilimadamlarından Christina Krisohu, Avrupa’da halkın yüzde 0,1’inin, İkarya’da ise, 2009 rakamlarına göre, halkın yüzde 1,1’inin 90 yaşın üzerinde olduğunu belirtti.</p>
<p>Yüksek tansiyon, kolesterol ve şeker hastalığının daha geç ortaya çıktığı adada, sakinlerin beslenme alışkanlıklarını ve yaşam tarzlarını inceleyen bilimadamları, İkaryalıların hergün şekerleme yaptıklarını ve zeytinyağlı besinler, sebze, balık ve Yunan kahvesi tükettiklerini gördü.</p>
<p>Bu kişilerin uzun ömür sırrının kalıtsal olabileceğini de gözardı etmeyen bilimadamları, 90 yaşın üzerindekilerin ebeveynlerinin de uzun yaşamış olduğunu vurguladı.</p>
<p>Bilimadamları ayrıca, adadaki havanın açık ve yumuşak olması sayesinde bu kişilerde depresyona çok az rastlandığını belirledi.</p>

<p class="sayac_bilgi">37 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/cay-ve-kahve-hakkinda-bilmediklerimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Panik Atak Ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/panik-atak-ve-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/panik-atak-ve-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 19:29:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak]]></category>
		<category><![CDATA[Panik atak nasıl önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[Panik atak nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Panik atak tedavisi var mı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36429</guid>
		<description><![CDATA[Gelişmiş toplunmlarda milyonlarca kişiyi etkileyen panik atak bozukluğunun nedenleri ve tedavisi &#160; 1. Bu hastalığın tedavisi var mı? Son günlerde psikiyatristler artık tedavide geniş bir ilaç çeşitliliğine sahipler. İlaçla tedavide tedavi oranları yüz güldürücü. Etkin bir tedavi ilehastaların yaklaşık yüzde 70&#8242;inde tam iyileşme ya da belirgin düzelmeler olabiliyor. İlaç ve psikoterapi kanıtlanmış en başarılı yöntemleri. 2. Panik atak kadınlarda mı erkeklerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gelişmiş toplunmlarda milyonlarca kişiyi etkileyen panik atak bozukluğunun nedenleri ve tedavisi<span id="more-36429"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>1. Bu hastalığın tedavisi var mı? </strong><br />
Son günlerde psikiyatristler artık tedavide geniş bir ilaç çeşitliliğine sahipler. İlaçla tedavide tedavi oranları yüz güldürücü. Etkin bir tedavi ilehastaların yaklaşık yüzde 70&#8242;inde tam iyileşme ya da belirgin düzelmeler olabiliyor. İlaç ve psikoterapi kanıtlanmış en başarılı yöntemleri.</p>
<p><strong>2. Panik atak kadınlarda mı erkeklerde mi daha çok görülüyor, hangi yaş aralıklarında daha çok rastlanıyor ve belli başlı nedenleri var mı?</strong></p>
<p>Araştırmalar, kadınlarda erkeklere göreiki kat daha fazla panik bozujluk görüldüğü şeklinde. Bozukluğun başlangıç yaşı 15-25 ve 45-54 yaşları arasında dağılım gösterir. Hatalığa yatkınlık sürdüren biyolojik ve psikososyal etkenlerin nasılbir mekanizma ile bunu yaptıkları hala belirsiniz.</p>
<p><strong>3. Hatalığın tekrarlamaması için neler yapılmalı?</strong><br />
Toplum, özellikle anksiyete ya da panik atağı başlatacak stres etkenleri ve riskli durumlarla nasıl baş edilebileceği konusunda bilinçlendirilmeli, Kişideki belritiler tekrarlasa bile kendisine artık hastalıkla baş etme konusunda daha güçlü olduğu açıklanır.</p>
<p><strong>4. Panik atak bozukluğun farkları nelerdir?</strong></p>
<p>Panik atak aniden başlayan ve bir nedeni olmayan bir anksiyete bozukluğudur. Atak sırasında yaşanan sıkıntıya bedensel belirtiler eşlik eder. Kişi çıldırma, ölüm ve kontrolünü kaybetme korkuları ile bulunduğu ortamdan kaçmak ister. Panik bozukluk ise hastalığın ismidir.</p>
<p><strong>5. Tedavinin başarısı için yapılması gerekenler nelerdir? </strong></p>
<p>İlk etapta hastanın içinde bulunduğu koşullar, hastalığın şiddeti ve yarattığı yeti yitimleri gibi etkenler detaylı olarak değerlendirilerek her hasta için bireysel bir tedavi planlanmalıdır. Kişinin ve çevresinin hem hastalık hem de tedavi süreci hakkında bilgilendirilmesi de son derece önemlidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">12 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/panik-atak-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mutsuzluk kavramı</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/mutsuzluk-kavrami/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/mutsuzluk-kavrami/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 19:17:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlu olmak için ne yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk ve mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Mutsuzluk genetik mi]]></category>
		<category><![CDATA[Neden mutsuz oluruz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36428</guid>
		<description><![CDATA[Mutsuzluk genetik mi? mutsuzluk hakkında bilmeniz gerekenler &#160; Mutlu insan tarifi Günümüzde, çağa ayak uyduran insan, ‘mutlu insan’ olarak değerlendiriliyor. Çağı yakalayamayanlar ise hem kendileriyle hem de çevreleriyle çatışmaktan kurtulamıyor. “Eskiden köyde yaşayan ve ömrünü 20 kilometrekarelik alanda geçiren insan da kendince mutluydu” diyen Prof. Dr. Özkan; bunun, bu kişilerin başka dünyaları tanımamasından ve farkındalıklarının az olmasından kaynaklandığını söylüyor. Özkan’a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mutsuzluk genetik mi? mutsuzluk hakkında bilmeniz gerekenler<span id="more-36428"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Mutlu insan tarifi</strong></p>
<p>Günümüzde, çağa ayak uyduran insan, ‘mutlu insan’ olarak değerlendiriliyor. Çağı yakalayamayanlar ise hem kendileriyle hem de çevreleriyle çatışmaktan kurtulamıyor. “Eskiden köyde yaşayan ve ömrünü 20 kilometrekarelik alanda geçiren insan da kendince mutluydu” diyen Prof. Dr. Özkan; bunun, bu kişilerin başka dünyaları tanımamasından ve farkındalıklarının az olmasından kaynaklandığını söylüyor. Özkan’a göre, farkındalığın çoğalması hem mutluluğu hem de mutsuzluğu artırıyor. Günümüz insanı çok fazla uyaranla karşılaşıyor. Alışılmadık, tanınmayan ve nasıl başa çıkılacağı bilinmeyen uyaranlar şokların yaşanmasına neden oluyor. Televizyonda dünyanın her yerindeki gelişmeleri izleyen,bilgiye ve teknolojik çağa anında uyum sağlama kabiliyeti olan insan sorunlarladaha kolay baş ederken, bir diğeri yüklerin ve sorunların üstesinden gelemediği için ağırlıkların altında ezilmekten kurtulamıyor.</p>
<p><strong>Türkler çağa hızlı ayak uyduruyor</strong></p>
<p>“Yerleşik düzenin hâkim olduğu dönemde mutluluk aile tarafından sunulurdu” diyen Prof. Dr. Özkan, o dönemde bireyin ön planda olmadığını, kişi için doğru, yanlış vesağlıklı olan her şeyin kalıplar halinde çizildiğini söylüyor. Eskiden insanoğlu kendisiyle hesaplaşmaz ve yüzleşme ihtiyacı duymazken, günümüz insanı bireyselleşmesiyle dikkat çekiyor. Bireyselleşme arttıkça insanın kendisiyle yüzleşmesi de artıyor. Bu durum hem sorun hem de gerçek mutluluk anlamına geliyor. İnsanın kendini keşfetmesi bireyselleşmeyi getiriyor ve var oluşuyla yüzleşen insan diğerlerinden ayrışıyor. Böylelikle insanoğlu içinde bulunduğu toplumu ve kendisini; öğretilerden, dogmalardan ve kalıplardan bağımsız algılamaya başlıyor. Prof. Dr. Özkan gerçek mutluluğu illüzyon mutluluklardan ayırmanın şart olduğunu söylüyor. Yöresel ve töresel mutluluğun yerini bilgi çağında evrensel mutluluğun aldığını belirten Özkan, “Kendi alanlarının evrenselini yakalayan insanlar ve bu türmeslek gruplarında çalışanlar daha mutlu oluyor” diyor. Kalıpçı ve dogmatik düşünenlerin mutlu olmaları ise pek mümkün görülmüyor. Özkan, Türklerin dönüşümü gerçekleştirme kabiliyeti olan bir toplum özelliği gösterdiğinin altını çiziyor ve ekliyor: “Türklerin sentez yapma kabiliyeti yüksek. Türkler hem geldiklerikültürün köklerini taşıyor hem yaşadıkları coğrafyanın kültürünü sentezliyor hem de evrensel kültür değerlerine uyum gösteriyor. Bu durum, uyum sağlama becerilerinden kaynaklanıyor.”</p>
<p>prof. Dr. Özkan, mutsuz olduklarını söyleyerek kendisine başvuran pek çokkişiyle yaptığı görüşmelerin sonucunda, bu kişilerin o kadar da mutsuz olmadıklarını fark ettiklerini söylüyor. “Mutlu olmadığını düşünen kişilerin yamutluluk anlayışlarında sorun var ya da bu kişiler tembel” diyen Özkan, kişinin önce mutluluğun ne olduğunu ortaya koyması, sonra da buna ulaşmak içinmücadele etmesi gerektiğine dikkat çekiyor. İnsanların hayata ve kendilerine bakışlarıyla ilgili yanlışları da mutsuzluğu tırmandırıyor. Bunu birörnekle açıklayan Özkan, “Dayağın cennetten çıkma olduğuna inanan birinin beynine ve bilinçaltına yanlış kalıplar yerleşiyor ve bunun değiştirilmesi gerekiyor” diyor. Mutluluk; çaba, emek, mücadele, öğrenme, iletişim, paylaşım ve adaptasyon sonucunda elde ediliyor.</p>
<p><strong>Mutsuzluk genetik mi?</strong></p>
<p>“Mutsuzluk genetik midir?” sorusuna, “Bazıları hep mutsuzdur” yanıtını veren Prof. Dr. Sedat Özkan, bunun bir kişilik özelliği olduğunu söylüyor ve mutsuz olan kişilerin genellikle tembellikle beslendiklerine dikkat çekiyor. “Hayatı sürekli mutsuzluktan yakınarak geçirmek yaşamsal bir mastürbasyondur” diyen Prof. Dr. Özkan, kişinin kendisiyle ve mutsuzluklarıyla yüzleşmesinin atılması gereken en önemli adım olduğunu söylüyor. Mutlu olmanın öğrenilebileceğine dikkat çeken Özkan, “Kişi kendisini mutsuz eden gerçeklerle ve kendisiyle yüzleşmeli. Değiştirebileceği şeyleri değiştirmeli, değiştiremeyeceklerini ise olduğu gibi kabullenmeyi öğrenmeli” diyor.</p>
<p>Kişilik yapısı da mutluluğun önünde engel oluşturabiliyor. Prof. Dr. Sedat Özkan, “Bu durumda, bu kişilik özelliği değiştirilmeli ve kişinin kendini doğru ifade etmesine yardımcı olunmalı” diyor. Bu noktada; yetişme şekli ve çocukluk deneyimleri ön plana çıkıyor. Çocukluk dönemindeki travmaların, kişide farkında olmadan yerleşik kalıplar yaratabildiğini belirten Prof. Dr. Özkan, “Örneğin ucuz çapkınlık yapan ve şiddet uygulayan bir baba modeliyle büyüyen kız çocuğunun kafasında erkeklere ilişkin bir kalıp oluşuyor. Bu sorunun giderilmesi için travmanın etki ve uzantılarının tüm yönleriyle ele alınması öneriliyor” diyor.</p>
<p><strong>Mutsuzluk nedenleri</strong></p>
<p>Yerleşik davranışlar<br />
Yanlış eğitim<br />
Olumsuz yaşam deneyimleri<br />
Geçmişteki travmalar<br />
Hayata bakış açısındaki yanlışlıklar<br />
Bireysel düşünme kapasitesinin azlığı<br />
Önyargılar<br />
Kendini ifade edememe<br />
Öğrenme ve keşfetme merakının azlığı<br />
Çağa ve yeni durumlara adapte olamama<br />
Paylaşamama</p>

<p class="sayac_bilgi">18 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/mutsuzluk-kavrami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hafızanıza Sahip Olun</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/hafizaniza-sahip-olun/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/hafizaniza-sahip-olun/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 19:02:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[fil hafızası]]></category>
		<category><![CDATA[Fil hafızası nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Hafıza yenilemek]]></category>
		<category><![CDATA[Hafızamızı nasıl güçlendiririz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36425</guid>
		<description><![CDATA[Yaşlandıkça isimleri hatırlayamıyor musunuz? Yeni araştırmaya göre sorun çok fazla şey bilmenizden kaynaklanıyor. Hafıza şampiyonu Dominic O&#8217;Brien, basit uygulamalarla hafızanızı canlı tutabileceğinizi belirtiyor; &#160; Hayatınızı yavaşlatın ve yaptıklarınızı bilinçli olarak yapın. Hayatınızı düzenlemek hafızanızı düzenlemektir. Bir işten başka bir işe geçmek hafızanızı yorar. Beyninize yaptıklarınızı kaydedecek zaman verin. İyi bir hafıza hayatını iyi yönetenlerde bulunur. Açık havada spor yapın. Oksijen hafızanın yakıtıdır. Kalbinizin daha hızlıçalışmasını sağlayacak yüzme, koşmagibi sporlar yapın. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlandıkça isimleri hatırlayamıyor musunuz? Yeni araştırmaya göre sorun çok fazla şey bilmenizden kaynaklanıyor. Hafıza şampiyonu Dominic O&#8217;Brien, basit uygulamalarla hafızanızı canlı tutabileceğinizi belirtiyor;<span id="more-36425"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li>Hayatınızı yavaşlatın ve yaptıklarınızı bilinçli olarak yapın.</li>
<li>Hayatınızı düzenlemek hafızanızı düzenlemektir. Bir işten başka bir işe geçmek hafızanızı yorar. Beyninize yaptıklarınızı kaydedecek zaman verin. İyi bir hafıza hayatını iyi yönetenlerde bulunur.</li>
<li> Açık havada spor yapın. Oksijen hafızanın yakıtıdır. Kalbinizin daha hızlıçalışmasını sağlayacak yüzme, koşmagibi sporlar yapın.</li>
<li> Hafızanızı övün. Hafızanız sabırsız, istekli bir çocuk gibidir. Eğer ona özen gösterirseniz büyüyecek ve parlak bir yetişkinolacaktır. Eğer hafızanızı çok fazla eleştirirseniz yetersiz bir yetişkin olacaktır. Kendinize her gün &#8217;Mükemmel bir hafızaya sahibim&#8217; diye söyleyin.</li>
<li> Hafızanızı test edin. Bir arkadaşınızdan bir fotoğraftaki 10 şeyi söylemesini isteyin. Fotoğrafa bakmadan iki dakikada kaç tanesini hatırlayabiliyorsunuz bakın. Sadece 3-4&#8242;ünü hatırlıyorsanız hafızanızı geliştirmeye zaman ayırmalısınız. Eğer 9 ya da 10 tanesini hatırlıyorsanız hafızanız oldukça iyi. Hafızanızı geliştirmek için önce 20 sonra 30 tane şeyi hatırlamaya çalışın.</li>
<li> Pratik yapmak mükemmelleştirir. Basit hafıza teknikleri kullanarak işe başlayın. Yerleri, insanları, olayları hatırlamaya çalışın. Hafızayla ilgili pratik yapmak her geçengün onu geliştirir.</li>
<li> Hafızanıza yararlı gıdalarla beslenin. Omega 3 içeren yiyecekler tüketin. Beyin hücrelerinin yakıtı yediklerimizdir.</li>
<li> İyi bir hafıza için duygularınızı da geliştirmelisiniz. Bir yere anahtar, cüzdan, parakoydunuzda nereye koyduğunuza dikkat edin. Hafıza fotoğraf ve yer ilişkisi kurarak çalışır. Eğer bir hareketi yaparken yerine ve ortamına odaklanırsanız unutmanız zor olur.</li>
<li> <strong>Journey Methodu</strong> hafıza şampiyonlarının kullandığı en iyi hafızatekniğidir. Eğer bir listeyi ezberlemek  istiyorsanız madde madde haline getirin. Jorney Methodu ile asla unutmazsınız. Örneğin, kahve, muz, deterjan, yumurta, fırça, pirinç, domates,süt, meyve suyu ve yağdan oluşan 10 maddelik alışveriş listenizi şöyle ezberleyebilirsiniz: Alacaklarınızla günlük duyularınızı ilişkilendirin. Kahve neden tezgahın üzerinde muzu mutfağa kim getirmiş? Deterjanda yeni halınızın üzerine dökülmüş. Bazı yumurtalar da merdivenlerde kırılmış. Bu tarz sizin içinönemli olan şeylerle alacaklarınızı ilişkilendirin. Bir hikaye yaratın.</li>
<li> Gizli numaralar şifreler, banka hesapları, ödenecek fatıralar gibi sayısal rakamları hafızamızda tutmakta zorlanırız. Sayıları hafızada tutmanın en kolay yolu onları benzer imaj kodlarına çevirmektir;
<p>Örneğin:<br />
0 = Top, yüzük ya da lastik<br />
1 = Sokak lambası veya mum<br />
2 = Kuğu veya ördek<br />
3 = Kelepçe veya dudaklar<br />
4 = Yelkenli veya bayrak<br />
5 = Yılan veya deniz atı<br />
6 = Golf sopası, Filin gövdesi veya tek gözlük<br />
7 = Bumerang ya da  balta<br />
8 = Kardan adam<br />
9 = İpli balon  veya kement</p>
<p>Şimdi 1792&#8242;i yeni banka şifreniz olarak bu şekilde kodlayın. Bankara elinizde bir mum ile geldiğinizi hayal edin (1). Bankaya girdiğinizde diğer elinizdeki bumerangı müdüre doğru attınız (7), bu sırada bileğinize bağlı balon vardı(9). Balonun üzerinde bir kuğu resmi vardı(2). Şimdi pin numaranızı çok zor unutursunuz. Kendi PIN kodunuz içinde buna benzer bir çalışma yapabilirsiniz.</li>
<li> Hafızanızla ilgili &#8216;unutma eşiğinizi&#8217; bilmeniz oldukça önemli. Hafızanızda tuttuğunuz ve 5 kereden fazlahatırlamaya ihtiyacınız olmayan bilgileribiraz daha gerilere çekebilirsiniz. Eğer sınavlara çalışıyorsanız 24 saat, birhafta ve bir ay  sonra aynı bilgileri tekrarhatırlamaya çalışın. Bu bilgiler 3 ile 6 ay arasında daha kolay hatırlanacak, eğer kullanılmadıysa gerilere atılacaktır.</li>
<li> Bazı bilgiler arasında ilişki kurun ve bunları öykülendirin. Buna <strong>Link ve Öyküleme Metodu</strong>yla hafızada tutma deiniliyor. Örneğin merdiven, kitap, kelebek ve pipoyu hatırlamaya çalışın. Şimdi merdivenden çıktığınızı hayal edin. En üst basamakta bir kitap buldunuz. Kitabı açtığınızda bir kelebek uçtu ve piponuzun üzerine kondu. Bu hikayeyi ve 4 objeyi kimse unutmaz.
<p><strong>Hafızanızı geliştirmenin anahtar yolları:</strong></p>
<p>* Gece iyi uyuyun<br />
* Beyninizi sakinleştirin<br />
* Beyninizi genç tutmak için bir dil veya müzik aleti çalmayı öğrenin<br />
* Beyni çalıştırmak için puzzle yapın<br />
* Sağlam kafanın sağlam vücutta bulunduğunu unutmayın<br />
* Aklınızı keskin tutmak için sosyal olun</li>
</ol>

<p class="sayac_bilgi">15 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/hafizaniza-sahip-olun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayal Gücünüzü Geliştirin</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/genel/hayal-gucunuzu-gelistirin/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/genel/hayal-gucunuzu-gelistirin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 18:23:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hayal]]></category>
		<category><![CDATA[Hayal gücü]]></category>
		<category><![CDATA[Hayal gücümüz ve hayatımız]]></category>
		<category><![CDATA[Hayal gücümüzü geliştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[Hayaller]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatımızda hayaller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36424</guid>
		<description><![CDATA[Hayal gücünüzü geliştirmenin yolları. &#160; Bilgini arttır Eğer bir konuda başarılı olmak istiyorsan, onun hakkında mümkün olduğu kadar çok bilgi edinmelisin. Ben ressam olacağım demekten daha kolay bir şey yoktur. Ama öncelikle boyaların nasıl karışacağı ve fırçalar hakkında bilgi edinilmeli. Yaratıcı olduğumuzda beynimizin ön korteksi (anılarımızın depolandığı yer) aktive olur. Çizmek istediğin şeyle ilgili bilgin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayal gücünüzü geliştirmenin yolları.<span id="more-36424"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bilgini arttır</strong></p>
<p>Eğer bir konuda başarılı olmak istiyorsan, onun hakkında mümkün olduğu kadar çok bilgi edinmelisin. Ben ressam olacağım demekten daha kolay bir şey yoktur. Ama öncelikle boyaların nasıl karışacağı ve fırçalar hakkında bilgi edinilmeli. Yaratıcı olduğumuzda beynimizin ön korteksi (anılarımızın depolandığı yer) aktive olur. Çizmek istediğin şeyle ilgili bilgin olması o yüzden önemli.  Ne kadar çok denersen, hayal gücü devreye girdiği zaman, kullanabileceğin o kadar çok bilgin olur.</p>
<p><strong>Problem yarat</strong></p>
<p>Ya&#8230; olursa, ne olur? tarzındaki düşünceler beyni daha çok geliştirir. Kendi kendinize &#8216; bir etkinlik için harika görünmem gerekseydi ve patlayan lastiğimi değiştirecek kadar bile vaktim olmasaydı ne olurdu?&#8217; şeklinde sorular sorup sonrasında bu sorulara cevap vererek beyin gücünüzü geliştireblirsiniz.</p>
<p><strong>Kelime oyunu oyna</strong></p>
<p>Kelime oyunları, beynin her iki tarafını da çalıştırır. Öreneğin bir g-harf seç, saatini tam  üç dakikaya ayarla  ve bu süre içerisinde  bu harfla başlayan kelimeler türet. Üç dakika daha tutup seçtiğin kelimeleri kategorilere ayır.</p>

<p class="sayac_bilgi">66 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/genel/hayal-gucunuzu-gelistirin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Regl Döneminde Önemli Noktalar</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/regl-doneminde-onemli-noktalar/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/regl-doneminde-onemli-noktalar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 16:17:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[regl]]></category>
		<category><![CDATA[regl dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Regl Döneminde ruhsal durum]]></category>
		<category><![CDATA[Regl döneminde yapılması gerekenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36410</guid>
		<description><![CDATA[Bazı besinler regl döneminde göğüs ağrıyla orantılıdır. Bunun için bu dönemde yediklerinize dikkat etmelisiniz. İşte regl döneminde dikkat etmeniz gereken besinler. &#160; Tuz Çok fazla tuz ve sodyum almakgöğüslerde hassasiyeti arttırır. Vücutta su kaybına ve şişkinliğe neden olan tuz göğüs ağrısını tetikler. regl döneminiz başlamadan önceki hafta tuz miktarını azaltmaya gayret edin. Yağ Araştırmalar yüksek yağ içeren yiyecekleri beslenmelerinden çıkarankadınlarda göğüs ağrısının azaldığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı besinler regl döneminde göğüs ağrıyla orantılıdır. Bunun için bu dönemde yediklerinize dikkat etmelisiniz. İşte regl döneminde dikkat etmeniz gereken besinler.<span id="more-36410"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Tuz</strong><br />
Çok fazla tuz ve sodyum almakgöğüslerde hassasiyeti arttırır. Vücutta su kaybına ve şişkinliğe neden olan tuz göğüs ağrısını tetikler. regl döneminiz başlamadan önceki hafta tuz miktarını azaltmaya gayret edin.</p>
<p><strong>Yağ</strong><br />
Araştırmalar yüksek yağ içeren yiyecekleri beslenmelerinden çıkarankadınlarda göğüs ağrısının azaldığını göstermiştir. Ağır yağlı hayvansal ürünler sadece regl döneminde de normal durumlarda da vücut için sağlıksızdır.</p>
<p><strong>Şeker</strong><br />
Şeker de göğüslerde hassasiyeti tetikleyen bir maddedir. Şeker alımını sağlıklı biryaşam için kısıtlayın.</p>
<p><strong>Kafein</strong><br />
Çoğu kadın kafeinin göğüslerde hassasiyeti arttırdığını belirtmektedir. Kafein aslında göğüslerde yumrulaşmaya neden olur. Bu sebeple regl döneminden önceki hafta ve regl döneminiz içerisinde kafein miktarını azaltmanız gerekmektedir.</p>

<p class="sayac_bilgi">46 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/regl-doneminde-onemli-noktalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırışıklıklar Yok Artık</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/kirisikliklar-yok-artik/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/kirisikliklar-yok-artik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 16:07:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kırışıklıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kırışıklıklar neden oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[Kırışıklıklara karşı ne yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Kırışıklıkları nasıl engelleye bilirim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36409</guid>
		<description><![CDATA[Kırışıklıklara son artık kırışıklık sorunu olmayacak. &#160; Uykunun kırışıklıklara karşı düşman olduğunu biliyor muydunuz? Uzun gecelerin sonucu derin kırışıklar olabilir. Uyumamız lazım. Bu doğa ananın spa tedavisidir; vücudun zarar görmüş hücreleri onardığı ve hattaerken yaşlanma ve kanser gibisonuçların sebebi olan serbest radikalleri yok eden zaman dilimidir. Uykuyu atladığımız zamanlarda, derimiz strese girer ve en güçlü iyileşmesüreçlerinden birini kaçırır. İşte size yatağınızın ambalajındaki herhangi bir şeyden çok daha iyi bir kırışık önleyici olduğunu kanıtlayacak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kırışıklıklara son artık kırışıklık sorunu olmayacak.<span id="more-36409"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uykunun kırışıklıklara karşı düşman olduğunu biliyor muydunuz?</p>
<p>Uzun gecelerin sonucu derin kırışıklar olabilir. Uyumamız lazım. Bu doğa ananın spa tedavisidir; vücudun zarar görmüş hücreleri onardığı ve hattaerken yaşlanma ve kanser gibisonuçların sebebi olan serbest radikalleri yok eden zaman dilimidir.</p>
<p>Uykuyu atladığımız zamanlarda, derimiz strese girer ve en güçlü iyileşmesüreçlerinden birini kaçırır. İşte size yatağınızın ambalajındaki herhangi bir şeyden çok daha iyi bir kırışık önleyici olduğunu kanıtlayacak unsurlar:</p>
<p>Delta etkisinin avantajı. Derimiz, serbest radikalleri yok etmek için uykunun her aşamasına ihtiyaç duyar – ama hormon seviyelerinin tavan yaptığı ve hücrelerin yenilendiği aşama delta aşamasıdır.</p>
<p>Kortizol seviyesini düşürür. Kortizol, erken yaşlanmaya sebep olan ve bizi hipertansiyon gibi hastalıklara karşı daha korunmasız kılan bir hormondur. Ve maalesef vücudumuz uykusuz kaldığında bu hormondan büyük miktarda üretir. Biriki gece zararsız olduğu halde periyodik olarak uykusuzluk çeken kadınlar dahaçabuk kırışmaktadır.</p>
<p>Kilo kaybı. Gerekli olandan sadece 3 saat az uyumak bile vücudun açlık mekanizmasını tetikleyen ghrelin seviyesini yükseltir. Ve sonuçta karbonhidrataşererek uyanırsınız.</p>
<p>Güzellik rutinlerinizi maksimuma çıkarır. Uyurken deri ısısı da yükselir ki bu da güniçinde güzelliğiniz için uygulayacağınız çeşitli uygulamaların etkisini çoğaltır.</p>
<p>Makyajı atlayın. Şişlikler genlere bağlansa da gözaltı morlukları genellikle uykusuzluktan kaynaklanır, kimi ince ve narin kılcal damarlardan sızan kan yüzünden. Kapatıcı kullanabilirsiniz ama uykunuzu aldığınızda gerçekten kapatıcıya ihtiyaç duyup duymadığınızı düşünün.</p>

<p class="sayac_bilgi">19 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/kirisikliklar-yok-artik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanseri Önleyen Sebzeler</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/kanseri-onleyen-sebzeler/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/kanseri-onleyen-sebzeler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 15:49:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser hakkın da her şey]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserden korunma yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Kanseri önlemek için ne yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanseri önleyen besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Kanseri önleyen sebzeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36408</guid>
		<description><![CDATA[İçinde antioksidan, vitamin, omega ve kansere karşı içerikler bulunan besinler kansere karşı korunun. Mutfağınızda herzmana bulunacak olan bu besinlerle kalp hastalıkları içinde önlem alın. İşte kansere karşı korumada size yardımcı olacak besinler. Baklagiller(Lifli besinler) Yağlı balık Domates Özellikle de prostat kanseri için önerilen sebze. Kırmızı ve mor üzüm Soya ürünleri Soya ürünleri özellikle meme kanseri riskini azaltır. Havuç Kalp hastalıları ve kanser riskini azaltır. Ceviz Kansere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İçinde antioksidan, vitamin, omega ve kansere karşı içerikler bulunan besinler kansere karşı korunun. Mutfağınızda herzmana bulunacak olan bu besinlerle kalp hastalıkları içinde önlem alın. İşte kansere karşı korumada size yardımcı olacak besinler.<span id="more-36408"></span><div class="more"></div></p>
<ol>
<li>Baklagiller(Lifli besinler)</li>
<li>Yağlı balık</li>
<li>Domates Özellikle de prostat kanseri için önerilen sebze.</li>
<li>Kırmızı ve mor üzüm</li>
<li>Soya ürünleri Soya ürünleri özellikle meme kanseri riskini azaltır.</li>
<li>Havuç Kalp hastalıları ve kanser riskini azaltır.</li>
<li>Ceviz Kansere karşı koruyucu etkisi vardır.</li>
<li>Çekirdek</li>
<li>Yoğurt</li>
</ol>

<p class="sayac_bilgi">11 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/kanseri-onleyen-sebzeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Kontrol Haplarındaki Tehlike</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/dogum-kontrol-haplarindaki-tehlike/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/dogum-kontrol-haplarindaki-tehlike/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 15:36:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum kontrol etmek için hangi hapları kullanmak gerekir]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol hapları]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum kontrol hapları neden kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum kontrol hapları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum kontrol hapları yararlımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36406</guid>
		<description><![CDATA[Doğum kontrol hapları sağlıklı mı? Neden doğum kontrol hapı kullanmalıyız, doğum kontrol hapı ile ilgili genel bilgileri sunuyorum. &#160; Hormon ilaçları kullanan HIV taşıyıcısı kadınların, AIDS hastalığını bulaştırma olasılığı daha yüksek. Araştırma, doğum kontrol hapları alanveya hormon iğneleri yaptıran HIV taşıyıcısı kadınların AIDS hastalığını bulaştırma olasılığının, bu tür bir doğum kontrolünü tercih etmeyen kadınlardaniki kat daha fazla olduğunu ortaya koydu. Liderliğini Washington Üniversitesi&#8217;nin yaptığı araştırmada ayrıca, HIV taşımayan, ancak doğum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum kontrol hapları sağlıklı mı? Neden doğum kontrol hapı kullanmalıyız, doğum kontrol hapı ile ilgili genel bilgileri sunuyorum.<span id="more-36406"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hormon ilaçları kullanan HIV taşıyıcısı kadınların, AIDS hastalığını bulaştırma olasılığı daha yüksek.</p>
<p>Araştırma, doğum kontrol hapları alanveya hormon iğneleri yaptıran HIV taşıyıcısı kadınların AIDS hastalığını bulaştırma olasılığının, bu tür bir doğum kontrolünü tercih etmeyen kadınlardaniki kat daha fazla olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Liderliğini Washington Üniversitesi&#8217;nin yaptığı araştırmada ayrıca, HIV taşımayan, ancak doğum kontrolü içinhormon tedavisi gören kadınların da taşıyıcı eşlerinden HIV kapma olasılığının, sözkonusu tedaviyi görmeyen kadınlardan iki kat daha fazla olduğu görüldü.</p>
<p>Araştırmanın sonuçlarının, Roma&#8217;da Uluslararası AIDS Toplumu&#8217;nun toplantısında açıklandığı belirtildi.</p>

<p class="sayac_bilgi">35 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/dogum-kontrol-haplarindaki-tehlike/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Daha Dinç Bir Hafızaya Sahip Olmak İçin</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/daha-dinc-bir-hafizaya-sahip-olmak-icin/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/daha-dinc-bir-hafizaya-sahip-olmak-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 15:30:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Dinç hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Hafıza güçlendirici]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36405</guid>
		<description><![CDATA[Bazen hatırlamamız gereken en ufakdetayı bile unuturuz. Bunun için belki de not almak ya da telefona hatırlatıcıolarak kaydetmek gerekli olabilir. İşte size hafızanızı kolayca canlandıracak öneriler. &#160; 1. Anahtarlık, gözlük gibi yerinihatırlamakta zorlandığınız nesneler için, kullanmadığınız zamanlarda koymak üzere bir yer belirleyin. 2. Not alın. Telefon numaraları veyarandevuları hatırlamakta zorlanıyorsanız, bunları listeleyerek görebileceğiniz bir yere asın. Listeniz önemli görevlerinizi size hatırlatacaktır. 3. Yüksek sesle kelimeler söyleyin. Örneğin kendi kendinize &#8220;Ocağı kapattım&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen hatırlamamız gereken en ufakdetayı bile unuturuz. Bunun için belki de not almak ya da telefona hatırlatıcıolarak kaydetmek gerekli olabilir. İşte size hafızanızı kolayca canlandıracak öneriler.<span id="more-36405"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>1. Anahtarlık,</strong> gözlük gibi yerinihatırlamakta zorlandığınız nesneler için, kullanmadığınız zamanlarda koymak üzere bir yer belirleyin.</p>
<p><strong>2. Not alın.</strong> Telefon numaraları veyarandevuları hatırlamakta zorlanıyorsanız, bunları listeleyerek görebileceğiniz bir yere asın. Listeniz önemli görevlerinizi size hatırlatacaktır.</p>
<p><strong>3. Yüksek sesle kelimeler söyleyin. </strong>Örneğin kendi kendinize &#8220;Ocağı kapattım&#8221; deyin. Bu size daha sonra ocağı kapatıp kapatmadığınızı hatırlatır. Bu yöntem insanlarla tanışırken de isimlerini hatırlama konusunda faydalı olur.</p>
<p><strong>4. Hafıza yardımcılarını kullanın.</strong> Cep telefonunun anımsatıcılarını, kol saatinin alarmını, ses kaydedicileri kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>5. Görsel imgelerden faydalanın.</strong> Bir kişinin ismi gibi yeni bir bilgi öğrendiğinizde aklınızda bir görüntü oluşturun. Bu görüntüler, bilginin unutulmasını önlemeye yardımcı olur.</p>
<p><strong>6. Anımsatıcıları gruplayarak kullanın.</strong>Anımsatıcılar hatırlamakta kullanılan birtekniktir. Örneğin; listeleri, isimleri bir kısaltma haline getirin ve böyle ezberleyin. Başka bir anımsatıcı tekniği de bir akrostiştir. Hatırlamak istediğinizher öğenin ilk harfini kullanarak akrostiş yaratabilirsiniz. Tekerlemeler veyahatırlanması gereken her öğeyi bağlayan hikayeler yararlı olur.</p>
<p><strong>7. Konsantre olun ve rahatlayın.</strong> Birçokçevresel etken, dikkatinizi dağıtabilir. Bir şey hatırlamak istediğinizde, hatırlanması gereken öğeler üzerinde konsantre olun. Yeni bir bilgi öğrenirken o bilgiye yoğunlaşın ve dikkat dağıtıcı faktörleri önleyin. Anksiyete ve stres de hatırlamayı engeller. Derin nefes alma ya da kas gevşetici egzersizleri gibirahatlama tekniklerini öğrenin.</p>
<p><strong>8. Uykunuzu alın.</strong> Uyku esnasında beyin yeni bilgileri pekiştirir. Araştırmalar, iyi birgece uykusunun ardından daha önce öğrenilen bilgilerin daha iyi hatırlandığını gösteriyor.</p>
<p><strong>9. Hatırlama güçlükleri yaşadığınızdan şüpheleniyorsanız, doktorunuza danışın.</strong>Depresyon, işitme veya görme kaybı, tiroid fonksiyon bozukluğu, bazı ilaçlar, vitamineksiklikleri ve stres, düzeltilebilir hafıza sorunlarına neden olabilir.</p>

<p class="sayac_bilgi">36 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/daha-dinc-bir-hafizaya-sahip-olmak-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lens kullanmak İçin Yapılması Gereken Kurallar</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/estetik/lens-kullanmak-icin-yapilmasi-gereken-kurallar/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/estetik/lens-kullanmak-icin-yapilmasi-gereken-kurallar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 14:45:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Lens]]></category>
		<category><![CDATA[Lens cıkartılması]]></category>
		<category><![CDATA[Lens göz hastalıklarına neden olurmu]]></category>
		<category><![CDATA[Lens göze zararlımı]]></category>
		<category><![CDATA[Lens hakkında her şey]]></category>
		<category><![CDATA[Lens nasıl takılır]]></category>
		<category><![CDATA[Lens zararlımı]]></category>
		<category><![CDATA[Lensler ile uyulur mu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36403</guid>
		<description><![CDATA[Lens kullanmak ve lens kullanma kuralları. Uzun zamandır görme konusunda şikayetleriniz var veya gözlerinizin bozuk olduğunuyeni keşfettiniz. Gözlükle özellikle yağmurlu havalarda yaşamanın zor olduğunu düşünüyorsunuz. Haklısınız&#8230; Peki lenslerle ilgili bilmeniz gerekenler nedir? İşte lensler hakkında ipuçları. Lensleri takarken&#8230; Lenslerin takılması sanıldığı üzere dakikalar değil sadece 5-10 saniyenizi almalıdır. Lensleri takmadan önce mutlaka eller yıkanıp kurulanmalıdır. Ardından solüsyonun içerisinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lens kullanmak ve lens kullanma kuralları.<span id="more-36403"></span><div class="more"></div> Uzun zamandır görme konusunda şikayetleriniz var veya gözlerinizin bozuk olduğunuyeni keşfettiniz. Gözlükle özellikle yağmurlu havalarda yaşamanın zor olduğunu düşünüyorsunuz. Haklısınız&#8230; Peki lenslerle ilgili bilmeniz gerekenler nedir? İşte lensler hakkında ipuçları.  <strong>Lensleri takarken&#8230;</strong> Lenslerin takılması sanıldığı üzere dakikalar değil sadece 5-10 saniyenizi almalıdır. Lensleri takmadan önce mutlaka eller yıkanıp kurulanmalıdır. Ardından solüsyonun içerisinden lensi alarak işaret parmağın ucuna çukur tarafını alta gelecek şekilde konmalıdır. Yapılacak son şey göze lensi takmak ve bir kaç kez kırpıştırmaktır. Bu sayede lensiniz gözünüze kolayca yerleşir.  <strong>Lensi çıkarırken&#8230;</strong> Lensi çıkarmak genelde takmaktan daha sıkıntılıdır. Önerilen en basit yöntem ellerin temiz olduğuna emin olduktan sonra lensi gözün beyaz kısmına doğru çekin ve işaret-baş parmağı ikilisini kullanarak lensi kaldırın. Gözün yüzeyinizi çizmemeye özengösterin.  <strong>Lensler ile ilgili yanlış bilinenler&#8230;</strong> Lens kullanan çoğu kimse ilk günden itibaren ilginç ve ürkütücü hikayeler duymuştur. Lenslerin gözün arkasına kaçtığı hatta beyne kadar ulaştığı söylentiler arasındadır. Gözünüzde lens varken çok şiddetli bir şekilde gözünüzü kaşıdığınızda, lensiniz göz kapağının altına kayabilir. Sıkıntılı bir durum olsa da hayati tehlikesi çok nadiren vardır.Çünkü göz kapağınızı bağlayan koruyucu zar yabancı maddelerin gözün arkasına kaçmasını önler.</p>

<p class="sayac_bilgi">53 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/estetik/lens-kullanmak-icin-yapilmasi-gereken-kurallar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlığımıza Dikkat Etmenin yolları</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/sagligimiza-dikkat-etmenin-yollari/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/sagligimiza-dikkat-etmenin-yollari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 14:14:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlığımız hakkında bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlığımıza nasıl dikkat edebiliriz]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık hakkında her şey]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı olmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36402</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık sorunlarımız ve sağlığımıza dikkat etmenin yolları &#160; Vücudumuz özellikle hastalık dönemlerinde bize bazı işaretler verir,erken uyarı için bunlara dikkat etmeliyiz. İşte vücdunuzun direnç ve su kaybettiğinin belirtileri&#8230; 1. Kontrol dışı istekler Sık sık susuyor ya da acıktığınızı hissediyorsanız, sebebini hemen strese bağlamanız çok dadoğru değil! Şeker hastalığı söz konusu olabilir! 2. Yorgunluk hissi Kendinizi sık sık yorgun hissediyorsanız, kan şekerinizi ölçtürmenizde fayda var! 3. Ani kilo [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık sorunlarımız ve sağlığımıza dikkat etmenin yolları<span id="more-36402"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Vücudumuz özellikle hastalık dönemlerinde bize bazı işaretler verir,erken uyarı için bunlara dikkat etmeliyiz. İşte vücdunuzun direnç ve su kaybettiğinin belirtileri&#8230;</p>
<p><strong>1. </strong>Kontrol dışı istekler Sık sık susuyor ya da acıktığınızı hissediyorsanız, sebebini hemen strese bağlamanız çok dadoğru değil! Şeker hastalığı söz konusu olabilir!</p>
<p><strong>2.</strong> Yorgunluk hissi Kendinizi sık sık yorgun hissediyorsanız, kan şekerinizi ölçtürmenizde fayda var!</p>
<p><strong>3. </strong>Ani kilo kaybı Son iki hafta içinde 4-7 kilo arasında bir kilo kaybınız varsa, tiroit probleminiz olabilir, dikkat!</p>
<p><strong>4.</strong> Herhangi bir bölgede şişlik İki hafta içinde geçmeyen şişlikler ciddi bir sorunun başlangıcı olabilir.</p>
<p><strong>5. </strong>Bir sorun olduğunu hissediyorsanız Hastalık hastası biri değilseniz ve kendinizi iyihissetmiyorsanız, bir doktora görünmenizde fayda var!</p>
<p><strong>Suyun zayıflamadaki etkisi </strong></p>
<p>Suyun diyetlerdeki en önemli etkisi, açlık hissini azaltması. Bununla birlikte, vücuttayağ kaybedilirken oluşan atık ürünlerin vücuttan atılması da suyla sağlanır. Yeterli su tüketimi, vücutta kilo kaybına bağlı deri sarkmalarını önlemede yardımcı olur ve kabızlığı önler. Zayıflama diyeti yaparken sıcak su içilmesi gerektiği de çok doğru değil. Sıcak su yağları eritmiyor, ancak midede daha uzun süre kalıyor. Bu daşişkinlik yaparak, açlık hissinizi bir süre bastırabilir.</p>

<p class="sayac_bilgi">7 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/sagligimiza-dikkat-etmenin-yollari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çikolata Kisti Nedir</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/cikolata-kisti-nedir/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/cikolata-kisti-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 13:56:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata kisti]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata kisti nasıl oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata kisti nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Kist nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Kistler]]></category>
		<category><![CDATA[Kistlerde ağrı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36401</guid>
		<description><![CDATA[Çikolata Kisti nasıl oluşur neden oluşur gibi sorulara cevabımız şöyle. &#160; Şiddetli adet sancısı yaşayan, derin cinsel aktivite de ağrısı olan, kasık, karın ağrısı yaşayan, kanlı dışkı, idrarda kan ve yanma, adet kanamasıyla birlikte eş zamanlı burun kanaması, vücudun çeşitli yerlerinde morluklar oluşan, üreme çağındaki kadınlar dikkat! Avrupa Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Doktorlarından Op. Dr. Serhat Partalcı; boza kıvamında erimiş çikolatayabenzediği için “çikolata kisti” denilen hastalığın yumurtalıklara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çikolata Kisti nasıl oluşur neden oluşur gibi sorulara cevabımız şöyle.<span id="more-36401"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şiddetli adet sancısı yaşayan, derin cinsel aktivite de ağrısı olan, kasık, karın ağrısı yaşayan, kanlı dışkı, idrarda kan ve yanma, adet kanamasıyla birlikte eş zamanlı burun kanaması, vücudun çeşitli yerlerinde morluklar oluşan, üreme çağındaki kadınlar dikkat!</p>
<p>Avrupa Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Doktorlarından Op. Dr. Serhat Partalcı; boza kıvamında erimiş çikolatayabenzediği için “çikolata kisti” denilen hastalığın yumurtalıklara ve kordonlara ulaştığında hamile kalmayı engellediğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Op. Dr. Serhat Partalcı; çocuk sahibi olmakta güçlük çeken kadınların %40&#8242;ında görülen çikolata kisti yani tıp dilinde endometriozisin, çok nadir olarak menopozdaki kadınlarda ve hatta tıp literatüründe erkelerde bile görülebildiğini bildiriyor. Hiçbir şikayeti olmayan kadında da rastlantısal olarak görülebilen çikolata kistinin sıklıkla belirti vermeden de oluşabildiğine değiniyor. Dr. Partalcı; her ay gebeliği oluşturacak şekilde hazırlanan ve gebelik olmadığı zamanlarda yeterli hormon desteği alamayan, adet kanaması halinde dökülen özel hücre tabakasının, vücutta rahim dışında başka bir alanda bulunması ile oluştuğunu belirtiyor. Çikolata kistinin yerleştiği bölgeye, yayılımına, derinliğine ve büyüklüğüne göre sınıflandırıldığını söylüyor. Hastalığın evresinin yarattığı şikayetler ile bağlantısı olmadığını sözlerine ekliyor.</p>
<p><strong>Nasıl Bir Tedavi? </strong><br />
Avrupa Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Doktorlarından Op. Dr. Serhat Partalcı; bu hastalığın kalıcı tedavisinin olmadığını, uygulanan tedavilerin amacının ağrıyıgidermek ve hastalığın ilerlemesini ortadan kaldırmak şeklide olduğunu belirtiyor. Çikolata kistini engelleyen iki doğal durumun hamilelik ve menopoz olduğunu sözlerine ekliyor. Partalcı, hastalığın hafif seviyelerinde hormonal, ileri aşamalarında ise cerrahi tedavilerin uygulandığını söylüyor.</p>
<p>Kısırlık nedeniyle cerrahi tedavi uygulayan kişilerin 6 ay içinde kendiliğinden hamile kalamamış ise yardımcı üreme tekniklerine başvurmaları gerektiğine değiniyor. Bu grup hastalarda özellikle büyük çikolata kisti çıkarılmış ise yumurtalıkların rezervinde azalma oluşabiliyor. Aşılama sonrası gebelik oluşmamışsa mutlaka tüp bebek tedavi yöntemlerine başvurmalarını tavsiye ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">21 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/cikolata-kisti-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser Olabilirsiniz</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/kanser-olabilirsiniz/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/kanser-olabilirsiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 13:47:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser hakkında her şey]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser miyim]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser nasıl olunur]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser neden oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser neden vardır]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserden kurtulma yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Kanseri nasıl anlarız]]></category>
		<category><![CDATA[Kanserle nasıl başa çıkılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36400</guid>
		<description><![CDATA[Kanser misiniz? olabilirsiniz farkında olmadan.Kanser hakkında bilmeniz gereken her şey. &#160; İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Profesörü Dr. Bülent Zülfikar, kanser hastalığı hakkında bilgi verdi. Kanser hastalığının çok duyulduğunu ancak çok iyi bilinmediğini belirten Zülfikar, &#8220;Vücudumuzun olgunlaşmış ve olgunlaşmamış hücreleri vardır. Kanser vücudumuzdaki farklı dokuların yapımını sağlayan ana hücrelerin olgunlaşmamış aşamada kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan habis bir hastalıktır. Kontrolsüz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kanser misiniz? olabilirsiniz farkında olmadan.Kanser hakkında bilmeniz gereken her şey.<span id="more-36400"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Profesörü Dr. Bülent Zülfikar, kanser hastalığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Kanser hastalığının çok duyulduğunu ancak çok iyi bilinmediğini belirten Zülfikar, &#8220;Vücudumuzun olgunlaşmış ve olgunlaşmamış hücreleri vardır. Kanser vücudumuzdaki farklı dokuların yapımını sağlayan ana hücrelerin olgunlaşmamış aşamada kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan habis bir hastalıktır. Kontrolsüz çoğalan bu hücreler daha sonra her organda olgunlaşmış (matür) hücrelerin yerini işgal ederek, onların görevlerini engellemelerinden ötürü ortaya çok farklı bir anatomik ve fonksiyonel yapı çıkmaktadır. Bu hücreler aşırı çoğalabildiği gibi, olgunlaşmalarında duraksama olmakta, farklı yönde gelişebilmekte ve ölmelerini sağlayan sinyallere karşı direnç geliştirebilmektedirler. Böylece her yaştan insanoğlunda ur-tümör dediğimiz sorunlara neden olmaktadırlar. Tüm bunlara kanser denilmektedir&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Zülfikar, kanserin her hastalıkta görülebilen yorgunluk, solgunluk, halsizlik, muhtelif ağrılar gibi belirtiler gösterebileceği gibi, daha dikkat çekici şikayetler olan havale geçirme, idrarda kan gelmesi, düzensiz adet kanamaları, vücudun muhtelif yerlerinde kitle (şişlik) tespit edilmesi gibi belirtilerle ortaya çıktığını kaydetti.</p>
<p>Dünyada 13 milyon civarında kanser hastası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Zülfikar, &#8220;Önümüzdeki 20 yıl içinde bu sayının 30 milyona çıkacağının beklendiğini ve aramızda halen 20-25 milyon kanserli hastanın bulunduğunu 8 milyon kişi bu yüzden ölebileceğini söyledi. Ölümlerin oranının yüksek olduğu ülkeler maalesef gelişmemiş ülkeler. Gelişmiş ülkeler kanserden korunmak için tedbirlerini arttırdılar. Sigara içilmesini önleme, sanayileşmede çevreye önem vermegibi konularda titizler. Ülkemizde 40-45 bin akciğer kanseri, 30 bin civarında meme kanseri hastası var. Kanser önlenebilir, tedavi edilebilir ve kanser tedavisi sonrası hayat kaldığı yerden yaşanılabilir bir hastalıktır. Yaşam tarzımızı bu hastalıktan korunmaya yönelik düzenlemeliyiz&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Neden sayı artıyor?</strong><br />
Kanserde genetik faktörün önemli ancak tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Zülfikar, &#8220;Bunun yanında kimyasal tozlar ve maddeler, sigara, çevresel etkenler, güneşten yanlış faydalanmak kansere neden oluyor. Sigara ve kimyasal maddeler nesilden nesile zarar veriyor. Bu kişiler kanser olmuyorsa çocuklarının olmayacağı anlamına gelmiyor. Kanserden korkmayalım ancak güneş ışını, şişmanlık, hareketsiz yaşam, sigara, tuzlu gıda, alkolden uzak duralım ve smear testi, prostat veya meme taramaları ihmal edilmemeli&#8221; diye belirttti.</p>

<p class="sayac_bilgi">9 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/kanser-olabilirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

