<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bayanlar.Biz - Bayanlara Özel Yaşam Stili &#187; İş &#8211; Kariyer</title>
	<atom:link href="http://www.bayanlar.biz/category/is-kariyer/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bayanlar.biz</link>
	<description>Bayanlar.Biz - Bayanlara Özel Yaşam Stili</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 14:30:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Hayatınızı Nasıl Değiştirirsiniz?</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/yasam/hayatinizi-nasil-degistirirsiniz/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/yasam/hayatinizi-nasil-degistirirsiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 19:10:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat nasıl değiştirilir]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatımızı nasıl kurmalıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatımızı nasıl yoluna koyarız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36426</guid>
		<description><![CDATA[Hayatımızı neden değiştirmeliyiz veya nasıl değiştirirsiniz? Alışık olduğunuz düşünceleri değiştirmek için size önereceğimiz fikirlere bir gözatın&#8230; &#160; 1. Fark Edin Günlük tutun: Bir günlük tutarak kendinizi kötü hissettiren şeylerin listesini çıkarabilirsiniz. Listedeki her öğe için aşağıdakileri uygulayın: a. Durumu tarif edin. b. Ne hissettiğinizi not edin. Sinirleriniz mi gerildi, yoksa gelecek hakkında kaygılarınız mı var? c. Kendinize şu soruyu sorun: &#8220;Kendimi bu kadar kötü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatımızı neden değiştirmeliyiz veya nasıl değiştirirsiniz? Alışık olduğunuz düşünceleri değiştirmek için size önereceğimiz fikirlere bir gözatın&#8230;<br />
<span id="more-36426"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> 1. Fark Edin</strong></p>
<p><strong>Günlük tutun:</strong> Bir günlük tutarak kendinizi kötü hissettiren şeylerin listesini çıkarabilirsiniz.</p>
<p>Listedeki her öğe için aşağıdakileri uygulayın:</p>
<p><strong>a. </strong>Durumu tarif edin.</p>
<p><strong>b.</strong> Ne hissettiğinizi not edin. Sinirleriniz mi gerildi, yoksa gelecek hakkında kaygılarınız mı var?</p>
<p><strong>c.</strong> Kendinize şu soruyu sorun: &#8220;Kendimi bu kadar kötü hissederken aklımdan neler geçiyordu?&#8221;</p>
<p><strong> 2. Meydan Okuyun</strong></p>
<p><strong>Kendi terapistiniz olun:</strong> Eski birsenaryoyla karşılaştığınız her seferde bu yöntemi uygulayabilirsiniz. Örneğin, &#8220;Hayatım boyunca kimse beni sevmeyecek&#8221; gibi bir düşünceye sahipseniz, kendinize &#8220;bunun kanıtı ne?&#8221;veya &#8221;neden sevmesin ki?&#8221; diye sorabilirsiniz.</p>
<p><strong>3. Kurgulayın</strong></p>
<p>Kendi senaryonuzu düzeltmek birazzaman alabilir. Bu sırada aşağıdaki hilelerden faydalanabilirsiniz.<br />
<strong><br />
a.</strong> Özellikle iletişim konusunda sıkıntılar yaşıyorsanız, uzun ve derin nefeslerin faydası olacaktır.</p>
<p><strong>b.</strong> Aynı sizin gibi kendini tekrarlayan üşünce yapısına sahip bir ikiziniz olduğunu düşünün. Böyle bir durumda o ne hissderdi? Nasıl tepki verirdi ya da tepki verir miydi?</p>
<p><strong>c. </strong>Hep aynı sonuçlara ulaşmanızı sağlayan bir hareketinizi düşünün ve bir B planı oluşturun. Bir sorun ortaya çıktığında alternatif vir düşünce veya hareket şekli geliştirin. Zor olsa da, işe yaradığını göreceksiniz.</p>
<p><strong> 4. Değiştirin</strong></p>
<p><strong>Senaryoyu baştan yaratın</p>
<p></strong>Birkaç hafta sonunda günlüğünüze dönüp bakın ve kendinizi tekrarlamanıza sebep olan olayları belirleyin. Bunların olumsuz yönlerini nasıl pozitif bir hale getirebileceğinizi düşünün. Tekrar aynı durumu yaşadığınızda bu düşünceyi aklınıza getirin.</p>

<p class="sayac_bilgi">55 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/yasam/hayatinizi-nasil-degistirirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çalışan Annelerin Ruhsal Durumu</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/yasam/calisan-annelerin-ruhsal-durumu/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/yasam/calisan-annelerin-ruhsal-durumu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2011 18:11:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berat</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan annelerin ruhsal durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan bayan ile ev hanımı arasındaki ruhsal durum]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan bayanalar]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan bayanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=36376</guid>
		<description><![CDATA[Çalışan annelerin fiziksel ve ruhsal sağlıklarının çalışmayanlardan daha iyi olduğu belirlendi. &#160; ABD&#8217;nin Kuzey Karolayna Üniversitesi&#8217;nden bilim adamları, binden fazla Amerikalı kadının sağlık durumunu bebeklerinin doğumundan itibaren 10 yıl inceledi. Çalışmayan annelerin bebek sahibi olduktan sonraki ilk yıllarında sağlık durumlarının çalışan annelerden daha kötü, morallerinin daha bozuk olduğu görüldü. &#8220;Journal of Family Psychology&#8221; dergisinde yayımlanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çalışan annelerin fiziksel ve ruhsal sağlıklarının çalışmayanlardan daha iyi olduğu belirlendi.<span id="more-36376"></span><div class="more"></div></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>ABD&#8217;nin Kuzey Karolayna Üniversitesi&#8217;nden bilim adamları, binden fazla Amerikalı kadının sağlık durumunu bebeklerinin doğumundan itibaren 10 yıl inceledi.</p>
<p>Çalışmayan annelerin bebek sahibi olduktan sonraki ilk yıllarında sağlık durumlarının çalışan annelerden daha kötü, morallerinin daha bozuk olduğu görüldü.</p>
<p>&#8220;Journal of Family Psychology&#8221; dergisinde yayımlanan araştırma, yarı zamanlı çalışan annelerin durumunun daha da iyi olduğunu, bu kadınların kendilerine daha iyi baktığı, aileleriyle daha fazla ilgilendikleri de belirtildi.</p>
<p>Bilim adamları, bu sonuçların bu yıl Washington Üniversitesi&#8217;nin yaptığı, çalışma hayatının annelere iyi geldiğini gösteren araştırmayı doğruladığını vurguladılar.</p>
<p>Konuya ilişkin makale Fransız &#8220;Le Figaro&#8221; gazetesinin internet sitesinde de yer alıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">7 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/yasam/calisan-annelerin-ruhsal-durumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kariyer Hedefi Dikkat Kanser Ediyor!</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/kariyer-hedefi-dikkat-kanser-ediyor/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/kariyer-hedefi-dikkat-kanser-ediyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Jun 2011 07:40:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Teoman Yanmaz]]></category>
		<category><![CDATA[el işleri kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[kanser nedeni ile işten ayrılma]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer hedefi kanser ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[Medikal Onkoloji Uzmanı Dr. Teoman Yanmaz]]></category>
		<category><![CDATA[uzman doktor teoman yanmaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=32783</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlarımız günümüz kadınları büyük bir tehdit altında&#8230; Uzun bir eğitim döneminin ardından iş hayatına atılan, sonrasında kariyer yapmak için zorlu bir maratona başlayan günümüz kadınlarının kanser tehdidi altında olduğunu söyleyen Medikal Onkoloji Uzmanı Dr. Teoman Yanmaz: Tüm bu sürecin sonunda geç anne olunması, iş hayatının stresi, yalıtılmış binalarda geçen hayatlar, dengesiz beslenme, hareketsiz yaşam ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlarımız günümüz kadınları büyük bir tehdit altında&#8230;<span id="more-32783"></span><div class="more"></div></p>
<p>Uzun bir eğitim döneminin ardından iş hayatına atılan, sonrasında kariyer yapmak için zorlu bir maratona başlayan günümüz kadınlarının kanser tehdidi altında olduğunu söyleyen Medikal Onkoloji Uzmanı Dr. Teoman Yanmaz:</p>
<p>Tüm bu sürecin sonunda geç anne olunması, iş hayatının stresi, yalıtılmış binalarda geçen hayatlar, dengesiz beslenme, hareketsiz yaşam ve aşırı kozmetik kullanımı gibi etkenler; kariyer kadınında meme, rahim, cilt ve yumurtalık kanseri oranlarını artırıyor</p>
<p>Modern hayatla birlikte iş ve sosyal hayattaki rolleri artan kadınların, artık eskisi gibi lise diplomasını alıp, ‘münasip bir talibin’ çıkmasıyla hayattan elini eteğini çekmesi dönemleri geride kaldı. Günümüz kadınları artık üniversiteydi, doktoraydı, yurtdışıydı derken uzun bir eğitim sürecinin ardından asıl 20’li yaşların ortasından itibaren hayata atılıyor. Alınan onca diplomayla maraton bitmiyor, hemen ardından bir de çetin bir kariyer mücadelesi başlıyor! İşte yaşanan bu zorlu süreçte kadınların birçok kanserojen etkenle kuşatıldığını söyleyen Dr. Teoman Yanmaz; kariyer kadınlarının neden daha çok kanser riski altında olduğunu anlattı:</p>
<p>Modern dünyada tıp, kadın sağlığı açısından önemli ilerlemeler kaydetti. Bunların en önemlisi; doğum sırasında anne kaybının minimum düzeye çekilmesidir. Daha bir asır öncesine kadar sıradan bir durum olan doğum ölümleri; şu an nerdeyse kabul edilmez haldedir.</p>
<p>Bunun dışında da bazı önemli gelişmeler oldu. Son yıllarda çağın hastalığı olarak tanımlanan ve hayatı tehdit eden hastalıkların başında yer alan kanser, kadınlar için özel bir öneme sahip konuma geldi. Kadına özgü meme (nadiren erkekte de görülse de), rahim ağzı, rahim ve yumurtalık kanserleri ile mücadele modern tıbbın önemli hedeflerinden biri durumunda. Bununla ilgili yıllardır sürdürülen tarama ve takip programlarına son yıllarda rahim ağzı kanserine yönelik geliştirilen aşılar da eklenince, kanserle savaşta önemli bir aşamaya ulaşmış olduk.</p>
<p><strong>KANSERİN NEDENİ</strong></p>
<p>Ancak ne yazık ki resmin tamamı bundan ibaret değil! Şimdi geri dönüp bakıldığında modern hayatın bu nimetlerinin yanında kadınlardan alıp götürdüğü şeyleri de konuşmak gerekiyor. Bunlardan biri de kariyer yapan, çalışan kadının kanser riskinde artış olması. Peki çalışan kadın ya da kariyer yapan kadın neden diğer kadınlara göre daha fazla kanser riskine maruz kalır? Bunları birkaç başlıkta sınıflayabiliriz:</p>
<p>Birincisi çalışan kadının kariyere başlamadan önceki yaşantısından kaynaklanan riskler. Burada kastettiğimiz uzun eğitim hayatı nedeniyle evlilikte ve çocuk sahibi olmada gecikme ya da hiç çocuk sahibi olamama. Bunlar meme kanseri açısından iki temel risk faktörüdür.</p>
<p><strong>GECE MESAİLERİ KANSER NEDENİ</strong></p>
<p>Geçtiğimiz yıl uluslararası kongrelerin temel tartışma konularının başında bu durum geliyordu. Meme kanseri, batı dünyasında çok sık rastlanan bir hastalık. Her 8 kadından biri hayatı boyunca meme kanserine yakalanıyor. Oysa Afrika’da bu hastalık nadir görülüyor. Afrika’dakinden 6 kat fazla batı dünyasında meme kanseri. Bu istatistiklerden başka bir sonuç daha ortaya çıkıyor. O da 19 yaşından önce çocuk sahibi olan batılı kadınlar ile Afrikalı kadınları ele alınca meme kanseri riski 1/1 oluyor. Yani gelişmiş ülkelerde erken yaşta çocuk sahibi olan kadınlarda meme kanseri sıklığı Afrika’daki kadar düşük. Hatta bundan yola çıkan bazı bilim adamları şu anda “çocuk sahibi olmayla kadın vücudunda görülen hormonal değişiklikleri, çocuk sahibi olmayanlarda ya da geç olacaklarda nasıl sağlayıp, kadınları meme kanserinden koruyabiliriz” konusunu araştırıyorlar.</p>
<p><strong>STRES VE YORGUNLUK</strong></p>
<p>İkincisi kariyer yapmak için gereken aşırı çaba ve çalışma saatlerinden kaynaklanan sorunlar. Bunların başında bir önceki konuyla da ilintili olarak; çalışan kadının şartlarından dolayı çocuk emzirme süresinin diğer kadınlara göre daha az olması. Bu da meme kanserinde risk faktörlerinden biri. Uzun çalışma sürelerinin neden olduğu kronik yorgunluk ve stres kişinin bağışıklık sistemini baskılayarak kansere zemin hazırlıyor.</p>
<p>Aynı şekilde gece çalışma, uykusuzluk gibi nedenlerle melatonin salgısının azalması da kanserin tetikleyicilerinden. Gece vardiyasında çalışan hemşirelerde kanser vakalarının artmış olduğu yapılan bir araştırmayla gösterilmiş. Bunun dışında performans kaygısının yarattığı stres de bağışıklık sistemini baskılayan bir etkiye sahip.</p>
<p><strong>SİGARAYI ARATMAYAN BİNALAR</strong></p>
<p>Üçüncü başlıkta çalışma ortamlarından kaynaklanan riskleri söyleyebiliriz. Bunun en başında aslında inşaat teknolojisiyle birlikte hayatımıza giren aşırı yalıtılmış mekanlar geliyor. Bu tabii sadece çalışan kadınların değil böyle evlerde oturan herkesin sorunu. Hatta evde geçirilen zaman genel olarak daha fazla olduğundan daha dikkatli olunması lazım. Aşırı yalıtılmış mekanlarda radon gazı birikimi oluyor. Radon gazı, akciğer kanserinin sigaradan sonra en güçlü tetikleyicisi. Ayrıca sigara içenlerde sinerjistik etki yapıp, kanser riskini birlikte daha fazla arttırıyor.</p>
<p>Ortamdan kaynaklanan risklere wireless bağlantılar ve cep telefonlarını da eklemek lazım. Kesin olarak kansere neden olup olmadığını bilmemekle beraber wireless ve cep telefonlarının oluşturduğu manyetik kirliliğin kanseri tetikleyici rol alabileceği düşünülüyor.</p>
<p><strong>MAKYAJIN SONU CİLT KANSERİ</strong></p>
<p>Dördüncü başlıkta direkt olarak değil de indirekt olarak çalışan kadını etkileyecek riskleri ele alabiliriz. Yani iş hayatının yan tesirleri; yeme alışkanlıklarında bozulma ve özellikle fast-food tarzı yiyecekler, ofis çalışma sisteminde hareketsiz masa başı işler (bu nedenle egzersiz ve spordan uzaklaşma) ve bakımlı görünebilmek için ekstra kozmetik ürünler kullanımı gibi. Fast-food tarzı yeme alışkanlığı özellikle kalın barsak kanserlerinin tetikleyicisi. Egzersiz tüm kanserlerden korunmada önemli; özellikle meme ve kalın barsak kanseri olmak üzere. Kozmetik ürünlerdeki karsinojenler ise cilt kanserinden akciğer, mide ve mesane kanserine kadar birçok kanserin oluşmasında rol alıyorlar.</p>
<p>Son olarak kariyer yapan kadının bu kariyer için en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden biri metropol kentler! Kadınlar, kariyer ve iş imkanı için metropol kentlerde yaşamını kurmak zorunda kalıyor. Sonuç olarak metropollerde maruz kalınan çevre kirliliği, stresli, yorucu ve karmaşık yaşam tarzı da kanserin baş rolünde olan faktörlerdir.</p>
<p><strong>10 TEHDİT</strong></p>
<ol>
<li>Çalışma ortamları (kapalı ortamlar, aşırı izole ortam ve bu ortamlarda bulunan radon gazı)</li>
<li>Uzun çalışma süreleri (kronik yorgunluk, uykusuzluk)</li>
<li>Uykusuzluk ve gece çalışma (melatonin eksikliği)</li>
<li>Performans stresi</li>
<li>Uzun eğitim hayatı ve bunun sonucunda geç evlilik ve geç çocuk sahibi olma ya da hiç çocuk olmaması</li>
<li>Emzirme sürelerinin kısalması</li>
<li>Çevre kirliliğinin fazla olduğu ve bir çok karsinojenin bulunduğu metropol kentler</li>
<li>Çalışma hayatına eşlik eden dengesiz beslenme (fast-food, atıştırma)</li>
<li>Ofis ortamındaki teknolojik ortam ve ağlar (cep telefonları, wireless bağlantılar)</li>
<li>Çalışan kadının bakımlı görünmek için kullandığı kozmetik ürünler</li>
</ol>
<p><strong>10 ÖNERİ</strong></p>
<ol>
<li>Doğum yapmak için geç yaşlara kalmayın, 30 yaşı geçirmeyin</li>
<li>Sedanter hayat tarzından kurtulmak için düzenli egzersiz yapın</li>
<li>Mümkün olduğu kadar fast-foodla aranıza mesafe koyun</li>
<li>Sigara içmeyin</li>
<li>Alkol içmeyin ya da miktarını azaltın</li>
<li>Kozmetik ürünlerden mümkün olduğu kadar uzak durun, seçerken kanserojen maddeler açısından değerlendirin.</li>
<li>Uykunuza dikkat edin. Günde 7-8 saat uyuyun.</li>
<li>Gece uykusuna özellikle önem verin ve karanlık bir odada uyuyun.</li>
<li>Evlerinizi ve ofislerinizi mümkün olduğu kadar havalandırın.</li>
<li>İş dışında cep telefonu ve wirelesslardan uzak durun.</li>
</ol>

<p class="sayac_bilgi">20 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/kariyer-hedefi-dikkat-kanser-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş Koliği Misiniz ?</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/is-koligi-misiniz/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/is-koligi-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jun 2011 18:10:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Ben bir işkoliğim]]></category>
		<category><![CDATA[İşkolik]]></category>
		<category><![CDATA[işkolik bayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[jano]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Kültegin Ögel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=33322</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar, &#8220;Şu maile de bir yanıt yazayım&#8230; Şu dosyaya da bir göz atmam lazım&#8230;&#8221; diye ofiste saatlerinizi geçiriyor, telefonunuza gelen mailleri kontrol etmeden duramıyor musunuz? Bekleyen işleriniz yüzünden vicdan azabı duyuyor, kendinize zaman ayırıp sinemaya gittiğinizde huzursuz mu oluyorsunuz? Bağımlılık Uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel sizin bir işkolik olabileceğinizi söylüyor. İşkolizmin tedavisi için, diğer bağımlılıklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar, &#8220;Şu maile de bir yanıt yazayım&#8230; Şu dosyaya da bir göz atmam lazım&#8230;&#8221; diye ofiste saatlerinizi geçiriyor, telefonunuza gelen mailleri kontrol etmeden duramıyor musunuz?<span id="more-33322"></span><div class="more"></div></p>
<p>Bekleyen işleriniz yüzünden vicdan azabı duyuyor, kendinize zaman ayırıp sinemaya gittiğinizde huzursuz mu oluyorsunuz? Bağımlılık Uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel sizin bir işkolik olabileceğinizi söylüyor.</p>
<p>İşkolizmin tedavisi için, diğer bağımlılıklar gibi önce kabul edilmesi gerekiyor. Küreselleşme rekabeti artırırken çalışanların üzerindeki baskı da günden güne artıyor. Uzun mesai saatleri, akıllı cep telefonları ve dizüstü bilgisayarlar sayesinde ofis dışında da devam ediyor. Başarma arzusuyla yola çıkıp &#8220;çalışmaya son verememe&#8221; noktasına ulaşıldığında ise tehlike çanları çalmaya başlıyor. Prof. Dr. Kültegin Ögel, bir tür bağımlılık olan işkolikliğin tedavi edilmediği takdirde depresyona yol açan bir hastalık olduğunu söylüyor.</p>
<p><strong>Kime işkolik denir?</strong></p>
<p>İşkoliklik aslında çok çalışmak olarak kabul edilir ama değildir. Bazen gerektiği için de çok çalışabiliriz. Ama işkolizm &#8220;çalışmayı durduramamakla&#8221; ilgilidir. Davranışsal bir bağımlılıktır. Kimyasal olarak beyinde yaratılan değişiklikler bağımlılık yaparken, davranışsal olarak geliştirdiğimiz alışkanlıklar sonucu da beyin değişiyor. Bu yüzden yanlış olduğunu bildiğimiz halde bazı davranışlarımızı sürdürüyoruz. Çünkü aslında o davranışı biz değil beynimiz yürütüyor.</p>
<p><strong>Bu bir hastalık mıdır?</strong></p>
<p>Kişinin psiko-sosyal işlevlerini yani yaşamını bozduğu için işkoliklik hastalık olarak kabul ediliyor. Mide ülserindeki gibi hafif bir ağrınız varsa ve sizi çok rahatsız etmiyorsa sorun yoktur ama çok ağrınız varsa ve yemek yiyemiyorsanız hasta olduğunuz kesinleşmiştir. İşkoliklik için de bu durum geçerli. Hayatınızı etkileyip size zarar vermeye başladığında işkolikliğiniz artık hastalık haline gelmiştir. İş kültürü işkolikliği destekleyebilir.</p>
<p><strong>Bulaşıcı mıdır?</strong></p>
<p>İşyeri ortamı ve kültürü de işkolikliği etkileyebilir. Eğer yanımda biri işkolikse ben de ona yetişmek için işkolik olmaya, ona benzemeye başlıyorum. Patronum işkolikse ben işkolik değilsem çok dikkat çekerim diye düşünüyorum. Dolayısıyla kişiler zamanla çok çalışmanın normal olduğunu ve çalışmayı durdurmamayı bir kural olarak düşünmeye başlıyor.</p>
<p><strong>Aynı ortamda herkes işkolik olmuyor, neden?</strong></p>
<p>Kişilerde işkolikliği destekleyen dört ana faktör var: Duygularını kontrol edememek, dürtüsellik, ödülseverlik ve aidiyet hissi. Aidiyet hissini &#8220;Oraya ait hissediyorsam orada rahatımdır&#8221; olarak tarif edebiliriz. O yüzden bazı işkolikler, işte çok başarılıdırlar ancak hayatın başka alanlarında başarılı değillerdir. O zaman bu kişi ne yapacak? Kendini işe ait hissediyorsa oraya daha çok zaman ayıracak. Ödülseverlik ise haz almak, başarı kazanmaya bağımlılıktır. Dürtüsellik kişinin içinden gelen şeyi durduramamasıdır. Tam işi bitirecekken &#8220;Şuna da bir bakayım&#8221; der. Duygularını kontrol edememek ise iş yapmadığı zaman kişinin kendini kötü hissetmesi, diğer sorunlarını düşünmemek için işi, çalışmayı tercih etmesidir.</p>
<p><strong>İnsanları işkolik olmaya yatkın hale getiren etkenler var mı?</strong></p>
<p>Kişi aşırı sorumluluk sahibi ise ve sorumluluk almadığı zaman suçluluk duyuyorsa, kendisi için bir şey yaptığında bu çevresi tarafından ayıplanan ve eleştirilen bir durumsa, işkolikliğe yatkın hale gelebilir.Hep üretmeye yönelik bir aile ortamında büyüdüyse o zaman &#8220;Ben kendime zaman ayırmamalıyım, sorumlu olduğum işleri çözmeliyim&#8221; diye düşünce geliştirebilir. Başarısız eleman mükemmeliyetçi bir işkolik olabilir.</p>
<p><strong>İşkoliklerin sizin gördüğünüz tipik özellikleri var mı?</strong></p>
<p>İşkoliklerin gördüğüm önemli bir özelliği genelde &#8220;yorulunca&#8221; mola vermeleridir. Halbuki yorulunca mola vermenin, performansa önemli bir pozitif katkısı olmadığını biliyoruz. Yorulmadan ara vermek, yani belli periyotlarla mola vermek ise zihne bir tazelenme sağlayacağı için performansı pozitif etkiler.</p>
<p><strong>Bir işkolik her zaman başarılı mıdır?</strong></p>
<p>Bu dört faktörün dışında işkolizme en çok mükemmeliyetçi kişilerde rastlıyoruz. İki tür mükemmelliyetçi var, narsist ve obsesif. Obsesifler titiz ve detaycılar, &#8220;Her şey tam olsun, doğru olsun&#8221; diyenler. Narsistler ise &#8220;Ben en iyisini yaparım, en iyisi olmalı, daha iyisi varsa o da olmalı&#8221; diyenler. Bunlar en mükemmeli yakalamaya çalışırken hiç işe başlayamıyor, hiç adım atamıyor, en baştaki işi yapamıyorlar. Bu da başarısızlığı getirebiliyor. Türkiye&#8217;de işkolikliğin nedeni sınırların belirsizliği.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de işkolizmin gelişiminde bir farklılık var mı?</strong><br />
Yurtdışında işlerin belli kuralları var; Türkiye&#8217;de ise sınırlarımız ve kurallarımız çok net değil, dolayısıyla daha çok çalışabilir ve daha çok puan alabilirsiniz. Yurtdışında gereğinden fazla iş yaptığınızda eleştiri alabilirsiniz. O yüzden bizde işin ucu kaçabiliyor. Kişinin iş dışında heyecan duyduğu bir uğraşı olmalı.</p>
<p><strong>İşkolikler nasıl iyileşebilirler?</strong></p>
<p>Öncelikle kişinin işkolik olduğunun farkına varması ve &#8220;Bu bana zarar veriyor&#8221; demesi gerek. Ancak bu şekilde tedavi için bir adım atabiliriz. Kişinin probleminin nerede olduğuna ve hayatında başka bir şey olup olmadığına bakıyoruz. Hayatında bir şey derken hobi gibi iş dışında bir uğraş, heyecan duyduğu bir aktiviteyi kastediyorum. Eğer yoksa kişinin bir hobi edinmesi gerekiyor. Hobisi olması ve hobisine zaman ayırdığında suçluluk duygusu yaşamamasını amaçlıyoruz. Tedavi olmazsa önce &#8220;Tükenmişlik Sendromu&#8221; ve arkasından depresyon gelişiyor. Sınır kaybolduğunda depresyon kaçınılmaz.</p>
<p><strong>Geçmişe göre işkoliklik artıyor mu?</strong><br />
Eskiye göre günümüzde geçerli olan kent yaşamında modernizmle birlikte artan başarı verekabet daha önemli, işyerine ait olma duygusu daha fazla. Bunlar işkolizmi artıran faktörler. Bu şekilde ilerlediği sürece de artacaktır. Yeni nesilde de hep daha iyi olmak isteğinden kaynaklanan bir işkoliklik eğilimi var. Gelişen teknoloji de insanları daha çok ofise bağladığı için işkolizmi artıran bir unsur.</p>
<p><strong>İş dışında da mailler sürekli telefonlardan kontrol ediliyor, bu normal mi?</strong><br />
Bu durumda işle diğer hayat arasındaki sınır kayboluyor. İki hayatın nerede başlayıp nerede bittiğinin limitleri kayboluyor. Bu yüzden &#8220;iyi bir şey değil&#8221; diye düşünüyorum. İşte iş yapılır, eğlenilirken de eğlenilir. Hem çocuğa bakıp hem maillerinize bakıyorsanız sınırlar belli değildir. Tersten de aynı şey geçerli. İşyerinde çocuğumla konuşuyorsam bu durum patronun hoşuna gitmez. Yaşamlarımızın sınırlarının net olması gerek. Hobilerin yeri ayrı olacak, işin yeri ayrı olacak.</p>
<p><strong>İşkolikliğin kriterleri</strong><br />
İşkoliklik 7 bağımlılık kriteri ile belirleniyor.<br />
1- Çalışmayı durduramamak<br />
2- Boş zaman aktivitelerine çok az zaman ayırmak ya da hiç zaman ayırmamak<br />
3- Çalışmadığı zaman kendini rahat hissedememek<br />
4- Çalışmaktan dolayı diğer sorumluluklarını ihmal etmek<br />
5- Kendisine zarar vermesine rağmen çalışmaya devam etmek<br />
6- Zamanın büyük bölümünü iş ile ilgili geçirmek<br />
7- Çalışmaya ayrılan süreyi giderek artırmak</p>
<p>Bir kişide yukarıdaki kriterlerden 3 tanesinin olması işkolik olduğunu gösteriyor.</p>
<p>İşkolik nasıl yönetilir?<br />
1. Hedefi iyi koyun.<br />
2. Motive edin, iyi bir şey yaptığı zaman övün.<br />
3. Mola vermesini öğretin.<br />
4. Limit koyun.</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">9 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/is-koligi-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çalışanlar Bayanlar Dizlere Dikkat!</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/calisanlar-bayanlar-dizlere-dikkat/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/calisanlar-bayanlar-dizlere-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 May 2011 13:20:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışanlar Dizlere Dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[diz eklem doktorum]]></category>
		<category><![CDATA[diz eklem sıvısı nasıl alınır]]></category>
		<category><![CDATA[diz kapaği sivileri sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[diz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diz sıvısı tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[dizde sıvı birikme saraçoğlu tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[dizdeki sivi nasil alinir]]></category>
		<category><![CDATA[dize nasil sivi]]></category>
		<category><![CDATA[doktorlar eklem sıvısı nasıl alınır]]></category>
		<category><![CDATA[eklem sıvısı nasıl alınır]]></category>
		<category><![CDATA[eklem sıvısı tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[eklemden nasıl sıvı alınır]]></category>
		<category><![CDATA[eklemden nasıl sıvı anlınır]]></category>
		<category><![CDATA[eklemlerden sıvı neden alınır]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu diz sıvısı]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu diz sıvısı tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim saraçoğlu yaşlılarda diz eklem sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[iş resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[iş resimleri aşkla]]></category>
		<category><![CDATA[tolgavarol]]></category>
		<category><![CDATA[yengeç eklem sıvısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=31376</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar büroda tüm gün sandalyede oturanların diz kapaklarında sorun oluşma oranı artıyor. Ofiste oturma biçiminiz, diz kapağınızda sorun oluşup oluşmayacağının önemli göstergelerinden biri. Eğer sandalyede bacaklarınızı aralayarak oturuyorsanız, diz kapaklarınızın kaymasına neden olabilirsiniz. Diz kapağındaki kaymaların, özellikle de ofis çalışanlarının yaygın sorunu haline geldiğini belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Gürbüz, artık erkekler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar büroda tüm gün sandalyede oturanların diz kapaklarında sorun oluşma oranı artıyor.<span id="more-31376"></span><div class="more"></div><br />
Ofiste oturma biçiminiz, diz kapağınızda sorun oluşup oluşmayacağının önemli göstergelerinden biri. Eğer sandalyede bacaklarınızı aralayarak oturuyorsanız, diz kapaklarınızın kaymasına neden olabilirsiniz. Diz kapağındaki kaymaların, özellikle de ofis çalışanlarının yaygın sorunu haline geldiğini belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Gürbüz, artık erkekler kadar kadınlarda da oturuş şekli nedeniyle aynı sorunun oluştuğunu söyledi. Prof. Dr. Gürbüz, erkeklerde sık rastlanan, bacaklarını iki yana açma ve dizlerini yere 90 derecelik bir açıyla kırma şeklindeki oturma biçiminin kadınlarda da görülmesi nedeniyle her iki gurupta da ağa oturuşu olarak tanımlanabilecek bu durumun diz kapağının kaymasına neden olduğunu vurguladı.</p>
<p><img src="http://www.bayanlar.biz/wp-content/uploads/Calisanlar-Bayanlar-Dizlere-Dikkat.jpg" alt="Çalışanlar Bayanlar Dizlere Dikkat!" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ağa oturuş stili nedeniyle dizin üzerindeki diz kemiğini adeta bir şapka gibi örten diz kapağı, dış yana doğru kayıyor, kayma diz kapağındaki kıkırdağı yıpratıyor. Bu durumda ortaya çıkan sonuç, dizlerde şiddetli ağrı. Sorun daha da ilerlerse dizlerde protez uygulaması gerekebiliyor.</p>
<p><strong>Doğru oturuş şekli budur</strong><br />
Bacak bacak üstüne atmak gibi pek çok oturuş şeklinin yanlış olduğuna değinen Prof. Dr. Hakan Gürbüz, uzun süre sandalyede oturanlar için doğru oturma şeklini şöyle tarif ediyor: Sırtınız tamamen dik olmalı ve belinizin arkasını küçük bir yastıkla desteklemelisiniz. Bacaklarınızı kırarak değil, dizinizi kırmayacak şekilde düz ve birleşik uzatmalısınız. Bu oturuş şekli omurganızı düz tutar ve diz kapaklarınızın zarar görmesini engeller.</p>
<p><strong>Kapak nasıl hasar görüyor?</strong><br />
Ağa oturuşu gibi oturuş bozukluklarının yanı sıra, merdiven inip çıkmak, step yapmak, koşu bandına eğim vererek koşmak gibi faaliyetlerin de diz kapağında kaymaya neden olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Hakan Gürbüz sözlerine şöyle devam ediyor: Tüm bunlar diz kapağı kemiğine ve ekleme, sorun çıkarıyor. Günlük yaşamda hep ağa pozisyonunda oturuyoruz. Bacaklarımızı açarak oturmamızın sonucunda, iç taraftaki kaslar uzuyor, dıştaki kaslar ise kısalıp kalınlaşıyor. Diz kapakları da yerine oturdukları vadiye benzer yapıdan çıkarak dışarı doğru kayıyor. Arabanın silindir ve pistonu gibi, diz kapağının her bükülmesi sırasında kapak kemiği vadiye benzeyen ve diz kapağının oturduğu yapıya girip çıkıyor. Bunun sonucunda dizimizin ön dış yüzünde ciddi ağrılar oluşuyor.</p>
<p><strong>Uzun yolculuklar ağrıları artırıyor</strong><br />
Bu ağrılar özellikle de koşarken ortaya çıkıyor. Koşma sırasında diz kapağı hızlı ve güçlü bir şekilde içine oturması gereken vadiye benzer alana girip çıkınca sorun daha da artıyor. Merdiven inmek çıkmak bu insanlara sorun yarattığı gibi arabada uzun süre oturmak, uçakta hareketsiz kalmak uzun yolculukları çok ağrılı hale getirebiliyor.</p>
<p><strong>Ameliyata uzanan süreç</strong><br />
Diz kapağındaki kayma, aniden ortaya çıkmıyor. Zaman içinde başlayıp ilerliyor. Prof. Dr. Gürbüz, bu süreci şöyle anlatıyor: Diz kapağının sağında ve solunda yer alan pilika denilen bir kılıf var. Her dizi büküp açmada bu pilika tabakası adeta dizdeki kıkırdağı zımparalıyor. Bunun üzerine kıkırdak yapı hasar görüyor, kıkırdağın üstünü soyuyor, döküyor. Daha çok 30´lu-40´lı yaşlarda görülen bu sorunlar nedeniyle ciddi ağrılar ortaya çıkıyor. Kıkırdağın beslenmesi için gereken sıvının, yüzeyi ıslatması önem taşıyor. Diz bükülüyken pilika kıkırdağın üstünü örtüyor, sıvının kıkırdağı ıslatmasını önlüyor. Balığı sudan çıkarmak gibi, yaşamsal aktivitesi engelleniyor. Bu nedenle diz kapağının vadiye düzgün oturmasının sağlaması ve pilika denilen yapının da ekleme zarar veren sürtünme ve örtme etkisinden korunmak için temizlenmesi gerekiyor.</p>
<p><strong>Dizi bükmek, eğim vererek koşmak, uzun oturmak yasak!</strong><br />
Bu sorunları yaşamasına rağmen ameliyat olmak istemeyen kişilerin dizini bükerek oturması, merdiven inip çıkması, spor salonunda koşu bandına eğim vererek koşması var olan sorunu daha da şiddetlendirebiliyor. Yapılacak her hareket, dizdeki ağrıları artırıyor. Ancak normal tempoda yürüyüş yapmak zarar vermiyor.</p>
<p><strong>Çözüm, ameliyat!</strong><br />
Dizdeki bu sorun mekanik olduğundan tedavisinin de mekanik olduğuna değinen Prof. Dr. Hakan Gürbüz, Eğer evinizin tavanı her ay akıyorsa, siz de aktıkça temizletip boyatıyorsanız sorunu çözümlemiş olmuyorsunuz. Diz kapağı sorunlarında ilaç almak ya da başka önlemler sorunu çözümlemiyor. Sorunun derecesine göre ya artroskopik cerrahi ya da klasik cerrahi uygulamak gerekebiliyor. diyor. Artroskopi ile diz kapağının dış yana taşması yerine oturtuluyor, pilika adı verilen yumuşak dokular ve yıpranan kıkırdak temizleniyor. Artroskopiden sonra yaklaşık 10 gün boyunca dizde şişlik oluyor. Ancak kişi 3-4 hafta sonra normal hayatına dönebiliyor. Eğer soruna karşı hiçbir önlem alınmazsa, diz kapağı kireçlenmesi oluşuyor. Bu durumda protez cerrahisi yapılıyor, büyük protez konulmuyor, sadece diz kapağının içi protezle değiştiriliyor. Diz ağrısıyla kendini belli eden ve ameliyata uzanan bu sürecin önemine dikkat çeken ve dizde ağrı görülmesinin bir sinyal olarak algılanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Hakan Gürbüz ağrıların, ağrı kesici ilaçlarla geçiştirilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p class="sayac_bilgi">55 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/calisanlar-bayanlar-dizlere-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadın Memura Büyük Müjde</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/kadin-memura-buyuk-mujde/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/kadin-memura-buyuk-mujde/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Apr 2011 20:00:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[657 sayılı devlet memurları kanunu bayanlara izin hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[657 sayılı devlet memurları kanunu kadınların özel durumda izin hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[bayanların özel durumlarında izin durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın memur]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın memura müjde]]></category>
		<category><![CDATA[kadın memurların özel durumlarında izin]]></category>
		<category><![CDATA[kolay uygulanabilir memur diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[lohusanın ölmesi]]></category>
		<category><![CDATA[memur bayanda gebelik izni]]></category>
		<category><![CDATA[memur diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Memura büyük müjde]]></category>
		<category><![CDATA[rüyada kadin memur]]></category>
		<category><![CDATA[rüyada lohusanın ölmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=29593</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar Devlet Personel Başkanlığı, memurların doğum sebebiyle kullanmaya hak kazandıkları izin sürelerine ilişkin açıklama yaptı. Buna göre, kadın memura çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk 6 ayda günde 3 saat, ikinci altı ayda günde 1.5 saat süt izni verileceği belirtildi. Devlet Personel Başkanlığı, memurların doğum sebebiyle kullanmaya hak kazandıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar Devlet Personel Başkanlığı, memurların doğum sebebiyle kullanmaya hak kazandıkları izin sürelerine ilişkin açıklama yaptı. Buna göre, kadın memura çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk 6 ayda günde 3 saat, ikinci altı ayda günde 1.5 saat süt izni verileceği belirtildi.<span id="more-29593"></span><div class="more"></div><br />
Devlet Personel Başkanlığı, memurların doğum sebebiyle kullanmaya hak kazandıkları izin sürelerine ilişkin açıklama yaptı. Buna göre, kadın memura çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk 6 ayda günde 3 saat, ikinci altı ayda günde 1.5 saat süt izni verileceği belirtildi.</p>
<p>Devlet Personel Başkanlığının Kamu Personeli Genel Tebliği Resmi Gazetede yayımlandı. Kurum, 6111 sayılı Kanunla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yapılan değişikliklerle ilgili olarak uygulama birliğinin sağlanması ile kamu kurum ve kuruluşlarının kadro tahsisi, dağılımı ve kullanımına ilişkin olarak yaptıkları işlemlerde etkinliğin artırılması amacıyla yaptığı açıklamada, söz konusu kanunlarda yapılan değişiklikten önce; Memura doğum yapmasından önce 8 hafta ve doğum yaptığı tarihten itibaren 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta süre ile aylıklı izin verilir. Çoğul gebelik halinde, doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 hafta süre eklenir. Ancak sağlık durumu uygun olduğu takdirde, tabibin onayı ile memur isterse doğumdan önceki 3 haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, memurun çalıştığı süreler, doğum sonrası sürelere eklenir. Yukarıda öngörülen süreler memurun sağlık durumuna göre tabip raporunda belirlenecek miktarda uzatılabilir. Memurlara, bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin kullanımında annenin saat seçimi hakkı vardır hükmünün yer almakta olduğu belirtildi.</p>
<p>6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra ise; Kadın memura; doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı hafta süreyle analık izni verilir. Çoğul gebelik durumunda, doğum öncesi sekiz haftalık analık izni süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği hâlinde doğumdan önceki üç haftaya kadar kurumunda çalışabilir. Bu durumda, doğum öncesinde bu rapora dayanarak fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası analık izni süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası analık izni süresine ilave edilir. Doğumda veya doğum sonrasında analık izni kullanılırken annenin ölümü hâlinde, isteği üzerine memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilir hükmünün getirildiği belirtildi.</p>
<p><strong>Çoğul gebeliklerde 2 hafta fazladan izin</strong></p>
<p>Kurum, yapılan bu değişiklik sonrası 657 sayılı Kanunun değişik 104üncü maddesinin (A) fıkrası çerçevesinde doğum sebebiyle verilecek analık izninin uygulanmasına ilişkin açıklamalara da yer verdi. Buna göre, memura doğum yapmasından önce sekiz ve doğum yapmasından sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı hafta süreyle analık izni verilmekte, çoğul gebeliklerde (ikiz, üçüz&#8230;) doğum öncesi sekiz haftalık analık izni süresine iki haftalık bir süre daha ilave ediliyor. Böylece çoğul gebeliklerde doğumdan önceki analık izni süresi on hafta oluyor. Memura, sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporu ile belgelendirmesine bağlı olarak, isteği üzerine doğumdan önceki üç haftaya kadar Kurumunda çalışabilmesi ve bu durumda tabip raporuna dayanarak Kurumunda fiilen çalıştığı sürelerin doğum sonrası analık izni süresine eklenmesi imkanı tanınıyor.</p>
<p>Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası analık izni süresine ilave ediliyor. Söz konusu hüküm ile; beklenen doğum tarihinden daha önce doğum yapan kadın memurun, erken doğum nedeniyle doğum öncesinde kullanamadığı analık izni sürelerinin doğum sonrası analık izni süresine eklenmesi imkanı getiriliyor. Ayrıca, doğumda veya doğum sonrasında analık izni kullanılırken annenin ölümü hâlinde, isteği üzerine memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilmesi imkanı getirildi.</p>
<p><strong>Süt izni 2 katına çıkarıldı</strong></p>
<p>657 sayılı Kanunda yer alan Memurlara, bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin kullanımında annenin saat seçimi hakkı vardır hükmü yer almaktaydı.</p>
<p>6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra mezkur maddenin (D) fıkrası ile; Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, kadın memurun tercihi esastır hükmü getirildi.</p>
<p>Yapılan bu değişiklik sonrası 657 sayılı Kanunun 104üncü maddesinin anılan fıkrası çerçevesinde doğum sebebiyle verilecek süt izninin uygulanmasına ilişkin açıklamalara da yer verildi. Buna göre, memura bir yaşından küçük çocuğunu emzirmesi için günde toplam bir buçuk saat olarak verilen süt izni, doğum sonrası analık izni süresinin (asgari 8, azami 13 hafta) bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saate çıkarılmış ve ikinci altı ayda ise günde bir buçuk saat olarak belirlendi. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususu kadın memurun tercihine bırakıldı.</p>
<p>Değişiklikten önceki hükme istinaden süt izni hakkını kullanmakta olan memura, doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ay içinde bulunması halinde günde üç saat, doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ikinci altı ay içinde bulunması halinde ise günde bir buçuk saat süt izni kullandırılacak. Süt izninin, kadın memurun çocuğunu emzirmesi için günlük olarak kullandırılması gereken bir izin hakkı olması sebebiyle bu iznin birleştirilerek sonraki günlerde kullandırılmasına imkan bulunmuyor.</p>
<p>657 sayılı Kanunda, Doğum yapan memurlara istekleri halinde 104üncü maddenin (A) bendinde belirtilen sürelerin bitiminden itibaren 12 aya kadar aylıksız izin verilir hükmü yer almaktaydı.</p>
<p>6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra ise mezkur Kanunun 108inci maddesinin (B) fıkrası ile; Doğum yapan memura, 104 üncü madde uyarınca verilen doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden; eşi doğum yapan memura ise, doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin verilir hükmü getirildi. Yapılan bu değişiklik sonrası 657 sayılı Kanunun değişik 108inci maddesinin (B) fıkrası çerçevesinde doğum sebebiyle verilecek aylıksız iznin uygulanmasına ilişkin olarak, doğum yapan memura isteği üzerine oniki aya kadar verilen aylıksız izin hakkı yirmidört aya çıkarılmış ve eşi doğum yapan memura da isteği üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin hakkı tanındı. Doğum yapan memura verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihi, doğum sonrası analık izninin (asgari 8, azami 13 hafta) bitimi; eşi doğum yapan memura verilecek aylıksız iznin başlangıç tarihi ise doğum tarihi olarak belirlendi.</p>

<p class="sayac_bilgi">30 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/kadin-memura-buyuk-mujde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çalışırken En Çok Nereniz Ağrıyor?</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/calisirken-en-cok-nereniz-agriyor/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/calisirken-en-cok-nereniz-agriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2011 11:30:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesicilerdeki r ne anlama geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[İşteyken en çok nereniz ağrıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ruyada yataginda yilan gormek]]></category>
		<category><![CDATA[yapılan anketlerde ençok zayıflatan ilaçlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=29531</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar çalışanlar üzerinde yapılan araştırmadan ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Gürültü kirliliği, çalışanlarda ağrıya sebep olan faktörlerin başında geliyor. Milliyet&#8217;te de yer alan habere göre, çalışırken yanımızda bulundurduğumuz ilaçların başında ağrı kesiciler geliyor. Yaklaşık 2500 kişinin katıldığı ankette vitamin, ağrı kesici, kas gevşetici, mide ilaçları, sakinleştirici ve göz damlası seçenekleri arasında “ağrı kesici” seçeneği yüzde 72 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar çalışanlar üzerinde yapılan araştırmadan ilginç sonuçlar ortaya çıktı.<span id="more-29531"></span><div class="more"></div></p>
<p>Gürültü kirliliği, çalışanlarda ağrıya sebep olan faktörlerin başında geliyor.</p>
<p>Milliyet&#8217;te de yer alan habere göre, çalışırken yanımızda bulundurduğumuz ilaçların başında ağrı kesiciler geliyor. Yaklaşık 2500 kişinin katıldığı ankette vitamin, ağrı kesici, kas gevşetici, mide ilaçları, sakinleştirici ve göz damlası seçenekleri arasında “ağrı kesici” seçeneği yüzde 72 ile ofiste en çok bulundurulan ilaçların başında geliyor. Diğer ilaçlar yüzde 10’un altında kalırken, mide ilaçları ve vitaminler yüzde 9’luk oranlarıyla ikinci sırada geliyor. Stresli çalışma hayatında en az kullandığımız ilaçlar ise kas gevşeticiler (yüzde 4), sakinleştiriciler (yüzde 4) ve göz damlası (yüzde 3).</p>
<p><strong>İşyerinde elinizin altında en çok hangi ilacı bulunduruyorsunuz?</strong></p>
<p>Vitamin        %9<br />
Ağrı kesici       r<br />
Sakinleştirici       %4<br />
Kas gevşetici       %3<br />
Mide ilaçları       %9<br />
Göz damlası       %3</p>
<p>(Toplam oy sayısı: 2426)</p>
<p><strong>İlk iş ilaca başvuruyoruz</strong></p>
<p>Anketlere göre ofiste ağrı çekenler, ilk iş olarak ilaca başvuruyor (yüzde 64). “İşe mola veririm” diyenler ikinci sırada geliyor (yüzde 32). İzin alıp eve gidenlerin oranı yüzde 3’te kalırken, ankete katılanların sadece yüzde 1’i ağrısı için doktora gitmeyi tercih ediyor. En çok ağrıyan bölge ise ense-boyun (yüzde 25). Ardından sırasıyla sırt ve baş bölgeleri geliyor.</p>
<p><strong>Çalışırken başınız ya da herhangi bir yeriniz ağrıdığında ne yaparsınız?</strong></p>
<p>İlaç alırım       d<br />
Doktora giderim       %2<br />
İzin alıp eve giderim       %3<br />
Rahatlamak için işe mola veririm       1</p>
<p>(Toplam oy sayısı: 1953)</p>
<p><strong>Ofiste en çok nereniz ağrıyor? </strong></p>
<p>Başım<br />
Ensem-Boynum   %<br />
Sırtım   &#8221;<br />
Midem-Karnım   %3<br />
Bacaklarım-Ayaklarım   %8<br />
Gözlerim   <br />
Belim   </p>
<p>(Toplam oy sayısı: 2503)</p>
<p><strong>Ofisteki gürültü ağrı yapıyor </strong></p>
<p>Mesaide ağrıya en çok ofis içindeki gürültü kirliliği neden oluyor. Susmayan telefonlardan ve yüksek sesle konuşmalardan rahatsız olanlar, yüzde 30 ile başı çekiyor. Bilgisayar başında uzun süre geçirmek ise çalışanlarda ağrıya yol açan ikinci faktör (yüzde 25). Yöneticiden “fırça yemek” de çalışanlarda yüzde 18 oranında ağrıya sebep oluyor.</p>
<p><strong>Ofiste en çok hangisi yüzünden ağrınız olur? </strong></p>
<p>Yetişmeyen işler       <br />
Bilgisayar başında saatler geçirmek       %<br />
Ofisteki gürültü kirliliği (susmayan telefonlar, yüksek sesle konuşmalar)        0<br />
Yöneticinizden fırça yemek       <br />
İş arkadaşlarınızla anlaşmazlığa düşmek       <br />
(Toplam oy sayısı: 2176)</p>

<p class="sayac_bilgi">28 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/calisirken-en-cok-nereniz-agriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyanın En Kötü 10 Mesleği</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/dunyanin-en-kotu-10-meslegi/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/dunyanin-en-kotu-10-meslegi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Apr 2011 19:20:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[bayanlara özgü meslekler]]></category>
		<category><![CDATA[bilinen 10 meslek]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanin en güzel seks yapan bayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın En Kötü 10 İşi]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en kötü 10 mesleği]]></category>
		<category><![CDATA[dunyanin en kotu meslekleri]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en kötü meslekleri facebook]]></category>
		<category><![CDATA[en bilinen 10 meslek]]></category>
		<category><![CDATA[en kötü 10 meslek]]></category>
		<category><![CDATA[en kötü ilk 10 meslek]]></category>
		<category><![CDATA[güel sesk yapan bayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[güzelseks yapanbayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[güzelseks yapanerkekler]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç meslekler]]></category>
		<category><![CDATA[iyi bilinen ama kötü meslekler]]></category>
		<category><![CDATA[meslek]]></category>
		<category><![CDATA[önü açık 10 meslek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=29055</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar mesleğinizden şikayetçi misiniz? Bir daha düşünün derim sizlere!Porno Sinema Salonu Temizlikçisi Sinema salonu temizlikçisi olmak biraz kötü bir iştir ama porno sinema salonundaçalışmak listedeki en kötü iştir. Görevi her seanstan sonra süpürgesini alıp ortalığı temizlemek. Normal sinema salonlarının aksine buradaki temizlikçi kola atıkları yerine koltukların altındaki yapışkan maddeleri temizler. Bu işin iyi yanı bütün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar mesleğinizden şikayetçi misiniz? Bir daha düşünün derim sizlere!<span id="more-29055"></span><div class="more"></div><strong>Porno Sinema Salonu Temizlikçisi</strong></p>
<p>Sinema salonu temizlikçisi olmak biraz kötü bir iştir ama porno sinema salonundaçalışmak listedeki en kötü iştir. Görevi her seanstan sonra süpürgesini alıp ortalığı temizlemek. Normal sinema salonlarının aksine buradaki temizlikçi kola atıkları yerine koltukların altındaki yapışkan maddeleri temizler. Bu işin iyi yanı bütün pornoları bedava izliyor olmak ve muhtemelen erkek arkadaş gurubu içinde popüler bir yere sahip olmak. Bunun yanı sıra annenizle ya da eşinizle konuşmak istemeyeceğiniz bir meslek olduğu çok açık.</p>
<p><img src="http://www.bayanlar.biz/wp-content/uploads/Dunyanin-En-Kotu-Meslegi.jpg" alt="Dünyanın En Kötü 10 Mesleği" /></p>
<p><strong>Buckingham Saray&#8217;ında Nöbetçi</strong></p>
<p>Bu sarayda nöbetçilik yapmak Britanya ordusundaki en kötü mesleklerden biri. Saatlerce ayakta durmalarının yanı sıra gülmeleri de yasak. Askerler bir kaç saatlerini  botlarını temizlemek ve kıyafetlerini ütülemek için harcarlar. Zamanında yerini almayan bir asker ceza alır, ekstradan nöbet tutmak gibi.<br />
<img src="http://www.bayanlar.biz/wp-content/uploads/Dunyanin-En-Kotu-Meslegi-1.jpg" alt="Dünyanın En Kötü 10 Mesleği" /></p>
<p><strong>Hayvan mastürbasyoncusu</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong> Hayvan mastürbasyoncusunun görevi, hayvan spermi isteyen araştırmacılara yardımcı olmak. Birkaç yolla hayvanların spermlerini alırlar. Bu işlemi yapmaları için hayvanların daha önceden bu prosedür için eğitilmiş olmaları gerekir. Genellikle domuzlar erken yaşlarda eğitildikleri için yanlarına eldiven giymiş bir araştırmacı geldiğinde kendisine zorluk çıkarmazlar.</p>
<p><img src="http://www.bayanlar.biz/wp-content/uploads/Dunyanin-En-Kotu-Meslegi-2.jpg" alt="Dünyanın En Kötü 10 Mesleği" /></p>
<p><strong>Kanalizasyon temizleyicisi</strong></p>
<p>Kanalizasyon temizleyicileri derin kanalizasyon çukurlarının içine girerek insan atıkları ve su dibinde biriken tortuları temizlerler.</p>
<p><img src="http://www.bayanlar.biz/wp-content/uploads/Dunyanin-En-Kotu-Meslegi-3.jpg" alt="Dünyanın En Kötü 10 Mesleği" /></p>
<p><strong>Brezilya sivrisinekleri araştırmacısı</strong></p>
<p>Sıtma ile savaşan fen bilimciler bu hastalığı yayan sivrisinekler üzerinde araştırma yapmak zorundalar. Bu araştırmacılar sivrisineklerin kendi üstlerine konmasını sağlayarak araştırmalarını bu şekilde yapıyorlar. Sivrisinek araştırmacı kişiyi ısırdığında, araştırmacı onu yakalayıp bir tüpün içine hapsediyor.</p>
<p><img src="http://www.bayanlar.biz/wp-content/uploads/Dunyanin-En-Kotu-Meslegi-4.jpg" alt="Dünyanın En Kötü 10 Mesleği" /><br />
<strong>Taşınabilir tuvalet temizleyicisi</strong></p>
<p>Bu tuvaletler ne kadar büyük olursa temizlenmesi de o kadar zor olur. Temizleyiciler tuvaletleri vakumlu sopayla ya da tanklarla  temizlerler. Tuvalet kağıtlarını yerleştirirler ve tuvaletin yüzeyini temizlerler. Genellikle bir tane taşınabilir tuvaleti temizlemek birkaç dakika alır ve çoğu temizlik görevlisi günde 10 ile 60 tane arasında tuvalet temizlerler.</p>
<p><img src="http://www.bayanlar.biz/wp-content/uploads/Dunyanin-En-Kotu-Meslegi-5.jpg" alt="Dünyanın En Kötü 10 Mesleği" /></p>
<p><strong>Kötü koku denetleyicileri</strong></p>
<p>Koku denetleyicileri genellikle gargara üretimi yapan şirketlerin laboratuarlarında çalışırlar. Denetleyiciler en az 100 örnek koku tüpü alırlar ve bütün bu koku örnek tüplerini aynı anda açarlar ve kuvvetli bir şekilde soluk alırlar. Ve kokunun ne kadar zararlı ve kötü  olduğunu test ederler. Örnekler aynı zamanda kimyasal olarak analiz edilirler.<br />
<img src="http://www.bayanlar.biz/wp-content/uploads/Dunyanin-En-Kotu-Meslegi-6.jpg" alt="Dünyanın En Kötü 10 Mesleği" /></p>
<p><strong>Kedi maması kontrolcüsü</strong></p>
<p>Kedi mamalarının kalitesini kontrol eden bu kişiler bu mesleği dünyadaki en kötü meslek olarak tanımlıyorlar. Bu kişilerin test etmesi gereken birkaç şey mevcut. Test 1: Yüzlerini kedi mamasının bulunduğu büyük bi kaseye gömüp ve kokluyorlar, böylece mamanın taze olup olmadığını test ediyorlar. Test 2: Kollarını, dirseklerine kadar kaseye daldırıyorlar ve mamanın içindeki kemik parçalarını çıkartıyorlar. Test3: Mamanın içinde ne kadar kıkırdak var onu kontrol ediyorlar.</p>
<p><img src="http://www.bayanlar.biz/wp-content/uploads/Dunyanin-En-Kotu-Meslegi-7.jpg" alt="Dünyanın En Kötü 10 Mesleği" /></p>
<p><strong>Yoldaki ölü hayvanları toplayıcı</strong><br />
Bu meslek biraz kendini açıklayıcı. Bu kişiler trafik kazaları sonucu yoldan ölen hayvanları topluyorlar ama ne yaptıkları meçhul!</p>
<p><img src="http://www.bayanlar.biz/wp-content/uploads/Dunyanin-En-Kotu-Meslegi-8.jpg" alt="Dünyanın En Kötü 10 Mesleği" /></p>
<p><strong>Safari&#8217;de maymun gözetmeni</strong></p>
<p>İnsanların onları daha yakından görebilmesi için kendilerine ayrılan özel alana getirilen maymunlara birinin göz kulak olması gerek. Neden mi? Çünkü araba ile safari yapan ziyaretçilerin arabalarına tutarak dışarı çıkabiliyorlar da ondan. Maymun gözetmenleri arabalara tutunarak kaçmaya çalışan maymunların dışarı kaçmalarını önlüyor.</p>
<p><img src="http://www.bayanlar.biz/wp-content/uploads/Dunyanin-En-Kotu-Meslegi-9.jpg" alt="Dünyanın En Kötü 10 Mesleği" /></p>
<p><em> </em></p>

<p class="sayac_bilgi">475 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/dunyanin-en-kotu-10-meslegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çalışmak Sizi Öldürüyor Mu?</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/saglik/calismak-sizi-olduruyor-mu/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/saglik/calismak-sizi-olduruyor-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Mar 2011 17:30:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[devlet yönetim nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[gümüzdeki devlet]]></category>
		<category><![CDATA[günümüz devlet yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[günümüz devlet yönetimi nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzde çalışan kadınlar ve adları]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzde devlet yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzde devlet yönetiminde çalışan bayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzde kanun nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzde yasa nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzde yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzde yaşam nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzde yaşam sitili]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzdeki devlet]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzdeki devlet yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzdeki devlet yönetimi nasıl yapılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzdeki devlet yönetimi ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzdeki yaşam nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İşiniz sizi nasıl öldürüyor?]]></category>
		<category><![CDATA[merkez yönetimi nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[oturmak]]></category>
		<category><![CDATA[özel günümüzde ne yapabiliriz]]></category>
		<category><![CDATA[patron]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=19268</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar çalışmak sizi öldürüyormu ? İşte beş adımlı ölüm yolu&#8230; Her gün iş çıkışı başınız mı ağrıyor? Haftanın sonunda boynunuz tutuluyor mu? Beliniz sürekli ağrıyor mu? İşiniz muhtemelen sizi öldürmeye çalışıyor ! Tabii sizi bir baltayla kovalamıyor fakat ofisinizdeki kötü koşullar vücudunuza ölümcül etkiler yapıyor. Ama bu “işkence kabininize” yenileceksiniz anlamına gelmez. Monster isimli internet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar çalışmak sizi öldürüyormu ? İşte beş adımlı ölüm yolu&#8230;<span id="more-19268"></span><div class="more"></div></p>
<p>Her gün iş çıkışı başınız mı ağrıyor? Haftanın sonunda boynunuz tutuluyor mu? Beliniz sürekli ağrıyor mu? İşiniz muhtemelen sizi öldürmeye çalışıyor ! Tabii sizi bir baltayla kovalamıyor fakat ofisinizdeki kötü koşullar vücudunuza ölümcül etkiler yapıyor. Ama bu “işkence kabininize” yenileceksiniz anlamına gelmez. Monster isimli internet sitesi, çalışırken hangi hareketlerin canınızı acıttığını ve bunlardan nasıl kaçınmanız gerektiğini anlatıyor:</p>
<p><strong>1. Stres hormonlarınızda büyük hasara yol açıyor</strong></p>
<p>Bugünlerde işlerin çoğu çok talepkar oluyor. Patronun “sunum bir saat içinde hazır olsun” diye bağırırken sen çalışmaya bile başlamadan sekiz saat toplantı katılıyorsun. Durumun savaş bölgesindeki stresli askerler gibi; fakat sen bununla her gün uğraşmak zorundasın. Haliyle, sen bu kadar stresli olduğunda vücut hayatta kalma “mod”una girer.Bu mod-genelde “kavga ya da uçma tepkisi” olarak adlandırılır -  bizi kavgaya ya da koşmaya hazırlar gibi adrenalin ve stres hormonları salgılar.Fakat modern dünyada (normal şartlarda) patron yumruklayamayız veya patron dövdükten sonra kovulmaktan kaçamayız. Bunları yapamadığınızdan, hormonlarımız ve bağışıklık sistemlerinizde problemlere sebep olabilir,baş ağrılarına,yüksek tansiyona veya bağırsak sendromuna yol açabilir.</p>
<p>Son Verin!: Stresin hayatınızı ele geçirmesine izin vermeyin. Kendinizi stresli hissettiğiniz zaman, nefes alıp verin. Masanızın başında yapabileceğiniz birkaç basit yoga hareketi öğrenin. Kendi kendinize tekrarlamak için “Önemli değil” gibi bir hayat felsefesi bulun.Stres yapmanızı engelleyecek herhangi bir şey yardımcı olur.</p>
<p><strong>2. Bütün gün oturmak sırtınızı mahveder</strong></p>
<p>Popondaki bu ağrı zorba patronundan kaynaklanmayabilir. Masanın başında günde sekiz saat oturmak vücudumuz için ideal şart değildir. Uzun sure bilgisayar ekranına bakmak da öyle. Bizim sürekli bu durumda olmamız iskelet sistemimizde, gözlerimizde ve vücudumuzun kalanında kalıcı hasarlara neden olabilir. Ortopedistlere göre, vücutlarımız günün çoğunu oturarak geçirmek için uygun değil.Bu durum sırtımızda büyük ağrılara ve hatta omurgamızda bozukluklara neden olabilir.Tüm gün fare kullanmak ve yazı yazmak bileklerimizde ameliyatla düzeltilen karpal tünel sendromuna sebep olabilir.Ve tüm gün ekrana bakmak gözlere kalıcı zarar vermeyen ama gözlerde ciddi zorlanmaya sebep olan sendromlara sebep olabilir.</p>
<p>Son Verin!: Mümkün olduğunca düzenli nefes alın.Banyoya gidin. Daha küçük bir su kabı kullanın böylece daha sık doldurmak zorunda kalırsınız. Ofisin etrafında bir tur atın. Temiz hava almak için bir dakikalığına dışarı çıkın. Koltuğunuzda geri yaslanıp bir iki dakika gözlerinizi kapatın. Eğer masanızdan kolayca kalkamıyorsanız, iki ayağınızın yere sağlam bastığı düzgün bir duruş ile oturduğunuza emin olun.</p>
<p><strong>3. Sağlıksız yemek seçenekleri size kilo aldırıyor</strong></p>
<p>Masanızda otururken tüm meyve ve sebzelerinizi düzenli yiyor musunuz? Bizce hayır. Ofisteki yemek seçenekleriniz “dışarıdan hazır yemek” ve “çikolata otomatları”     ile sınırlı olduğu için,büyük ihtimalle sağlıklı bir vücut için gerekli olan vitamin ve besinleri almıyorsunuz. Vücudunuz her gün tükettiğiniz kola, patates kızarması, cips ve hamburgerlerin bedelini ödüyor. Obezite sayısız hastalığa neden olmakta ve sigaranın arkasından gelen 2. ölüm nedeni. İlk görüşmeye koştururken ağzına attığın çöreklerin vücuduna neler yaptığını bir düşünsene&#8230;</p>
<p><strong>Son Verin!: </strong>Evet, daha önce duymuştunuz, fakat öğle yemeğinizi kendinizin getirmesi gerçekten yardımcı olur. Sandviç yapabilmek için ofisin buzdolabında bir ekmek ve biraz peynir bulundurun. Aynı zamanda bir torba havuç, bir kap elma, portakal veya muzu ihmal etmeyin. Meyve ve sebzeler güzel aperatiflerdir ve açlığınızı bastırmanıza yardımcı olur aynı zamanda gidip bir torba cips almamış olursunuz. Ofisinizin etrafındaki yemek seçeneklerinin çoğu sağlıksız, bu nedenle mümkün oldukça yiyeceklerinizi evden getirmeyi deneyin.</p>
<p><strong>4. Yetersiz uyku uzun sureli sorunlara neden olabilir</strong></p>
<p>Hafta boyunca yeterince uyuyamadınız mı? Yetişkinlerin gecede ortalama sekiz uyuması gerekir. Siz bu kadar uyuyor musunuz? Mesleğinizin zor olması ve dışarıdaki hayatınızın günü doldurmasından ötürü sizin için bu zor olabilir,ama yeterli miktarda uyumadan tam kapasiteyle çalışamazsınız.Uzun sureli uyku eksikliği ciddi sağlık problemlerine yol açabilir.  Ek olarak, stres de uykusuzluğa neden olabilir.Stresli bir gün vücudunuzu adrenalinle doldurur ve uyumanızı zorlaştırır.Sürekli kafein tüketimi de bu durumu olumsuz etkiler.Kafeinin vücuttan atılma süresi ortalama 12 saattir, yani eğer sen öğlen 2’de bir fincan kahve  içersen gece 2deo kahve  hala kanında dolaşıyor olur.</p>
<p>Son Verin!:  Yatmadan önce gevşeyin ve kafanızı boşaltın. Mümkün olduğunca ışıkları kapatın; ışık güneş gibi algılanır ve vücudunuzun gündüz olduğunu düşünmesine neden olur.Vücudunuzu rahatlatmak için hafif yoga hareketleri okuyun yada yapın. Eğer uyanabilmek için kahve içmek zorundaysanız, kendinizi bir fincanla sınırlayın, böylece siz yatana kadar o vücudunuzu terk etmiş olacak.</p>
<p><strong>5. Ofisiniz mikroplar için bir üreme alanıdır</strong></p>
<p>Ofiste bir şeyler oluyor ve bunu “yakalamanız” an meselesi: Mikroplar. Ofis gibi dar bir alanda, mikroplar çalışandan çalışana kısa zamanda yayılabilir. Ofiste diğer çalışanlarla paylaştığın alanları düşün: banyo, mutfak, asansörler. Hiçbir yer güvenli değil. Yapılan bir araştırmaya göre, hastalıkların %30’u işyerlerinde başlıyor. Bu oran evler için %18. Bunun nedeni; belirli sıcaklıkta olan ve güneş görmeyen kapalı alanlardaki havanın mikropların üremesi için daha uygun olmasıdır, çoğu temiz hava ve güneş ışığında ölür.</p>
<p><strong>Son Verin!:</strong> Her zaman ellerinizi yıkayın. Eğer sıkıldınızsa ve araya ihtiyacınız varsa, gidip ellerinizi yıkayın. Eğer hastaysanız, evde kalın. Eminim iki eliniz kandayken bile  işe gelseniz kendinizi özverili bir işçi arı gibi görüyorsunuz, fakat herkes evde senin bulaştırdığın grip yüzünden yatarken hiçbiri seni takdir etmeyecek. Genelde, her akşam ofisten şiddetli bir baş ağrısı ile ayrılıyorsan, ofiste davranışlarını değiştirmen gerekebilir. Kendine işinden nefret etmek için bir neden daha verme,özellikle bunu değiştirmek için adımlar atabilecekken…</p>

<p class="sayac_bilgi">19 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/saglik/calismak-sizi-olduruyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadın Yöneticiler Artıyor!</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/kadin-yoneticiler-artiyor/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/kadin-yoneticiler-artiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2011 19:00:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Bakanlık]]></category>
		<category><![CDATA[bay bayan cinsel aletler]]></category>
		<category><![CDATA[bayan cinsel alet]]></category>
		<category><![CDATA[bayan cinsel aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[bayan sınsel alet]]></category>
		<category><![CDATA[bayanlar için cinsel aletler]]></category>
		<category><![CDATA[bayanlara özel cınsel alet]]></category>
		<category><![CDATA[bayanlara ve lezbiyenlere ozel alatler]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel alatler]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel alet]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel alet sitesi sahibi kadın yönetici]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel aletler]]></category>
		<category><![CDATA[çubukçu]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ilk bayan yönetici]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Yöneticiler Artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın yöneticileri artan örnek bakanlık]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlara özel cinsel aletler]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[nimet]]></category>
		<category><![CDATA[özel cinsel aletler]]></category>
		<category><![CDATA[rüyada kadın yönetici görmek]]></category>
		<category><![CDATA[yönetici]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=18607</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar Türkiye&#8217;de erkek egemenliği her alanda kendini hissettirirken, devlet yönetiminde de kadın neredeyse yok. Ancak bunun tersinin yaşandığı bir bakanlık her alana örnek olacak nitelikte. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, görevinde 2 yılını doldurmadan bakanlıktaki kadın yönetici sayısını yaklaşık yüzde 50 artırdı. Bakanlık yönetici kadrolarındaki atamalarda yapılan pozitif ayrımcılıkla 4 Mayıs 2009 tarihinde 4 bin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar Türkiye&#8217;de erkek egemenliği her alanda kendini hissettirirken, devlet yönetiminde de kadın neredeyse yok. Ancak bunun tersinin yaşandığı bir bakanlık her alana örnek olacak nitelikte.<span id="more-18607"></span><div class="more"></div></p>
<p>Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, görevinde 2 yılını doldurmadan bakanlıktaki kadın yönetici sayısını yaklaşık yüzde 50 artırdı.</p>
<p>Bakanlık yönetici kadrolarındaki atamalarda yapılan pozitif ayrımcılıkla 4 Mayıs 2009 tarihinde 4 bin 407 olan kadın yönetici sayısı bugün 6 bin 219’a yükseldi.</p>
<p>Yatılı İlköğretim Bölge Okulları (YİBO) ve pansiyonlu okullara 300 kadın yönetici atandı. Türkiye’nin ilk kadın Milli Eğitim Bakanı olma unvanına sahip Çubukçu, Türkiye’nin ilk kadın müsteşarı Esengül Civelek’i atamıştı.</p>
<p>12 Eylül 2010 tarihinde yapılan Anayasa değişikliği referandumu sonrasında değiştirilen ve kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığın vurgulandığı Anayasa’nın 10’uncu maddesini ilk uygulayanlardan biri de Çubukçu oldu.</p>
<p>Çubukçu, değişikliğin ardından YİBO ve pansiyonlu okullara 300 kadın yöneticiyi birden atadı. Çubukçu, Talim ve Terbiye Kurulu’nun boş bulunan iki üyeliğine iki kadın üye Emine Durmaz ve Nihal Coşkun’u, Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Hülya Koç’u, Okul Öncesi Eğitim Genel Müdürlüğü’ne Fulya Kocabıyık’ı, Ortaöğretim Genel Müdür Yardımcılığı’na Hande Binnet’i atamıştı.</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">52 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/kadin-yoneticiler-artiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çalışan Hamile Kadınların En Sık Sordukları?</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/kadin-dogum/calisan-hamile-kadinlarin-en-sik-sorduklari/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/kadin-dogum/calisan-hamile-kadinlarin-en-sik-sorduklari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2011 18:50:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan bayanların hamileliği]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan hamile kadın]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan hamile kadınların beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan hamilelerin en sık sordukları?]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[doğrumu]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik iznini 37.haftaya kadar uzatmak nasıl oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[hamile bayanlar çalışma koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kadını sikş]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kadını yiyeni sikiyor]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kadinin korkutulmak]]></category>
		<category><![CDATA[hamileler]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelerin]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte korkutulmak]]></category>
		<category><![CDATA[Şık]]></category>
		<category><![CDATA[sik hamile kadın]]></category>
		<category><![CDATA[sorduğu]]></category>
		<category><![CDATA[Sorular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=18606</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde anne adaylarının önemli bir kısmı aktif olarak çalışıyor. Bu da hamilelikte çalışma temposundan beslenmeye kadar iş yaşamıyla ilgili pek çok soruyu beraberinde getiriyor. İşte merak edilen soru ve cevapları: Işıl Evrim Akgün&#8217;ün haberi Hamilelik keyifli olduğu kadar pek çok zorluğu da beraberinde getiren bir süreç. Özellikle de çalışan anne adaylarının bir yandan ev ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde anne adaylarının önemli bir kısmı aktif olarak çalışıyor. Bu da hamilelikte çalışma temposundan beslenmeye kadar iş yaşamıyla ilgili pek çok soruyu beraberinde getiriyor. İşte merak edilen soru ve cevapları:<span id="more-18606"></span><div class="more"></div></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Işıl Evrim Akgün&#8217;ün haberi</strong></span></p>
<p>Hamilelik keyifli olduğu kadar pek çok zorluğu da beraberinde getiren bir süreç. Özellikle de çalışan anne adaylarının bir yandan ev ve iş düzenini bozmamaları, bir yandan da dokuz ay boyunca sağlıklı bir hamilelik geçirmek için çabalamaları gerekiyor. Bunu sağlamaksa pek kolay değil ama imkânsız da değil! Öncelikle yasal haklarını bilmeleri ve hem iş yaşamı sekteye uğratmamak hem de sağlıklı bir hamilelik süreci geçirmek için neler yapmaları gerektiği hakkında bilgi sahibi olmaları gerekiyor. Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kağan Kocatepe&#8217;nin çalışan anne adaylarının kendisine en sık yönelttiği dokuz soruya yanıt verdiği yazımızda, doğum ve süt izni hakkında da bilgiler bulacaksınız.</p>
<p><strong>1- Çalışan bir kadın olarak hamileliğimi en fazla ne kadar erteleyebilirim?</strong></p>
<p>Doğurganlığın azalmaya başladığı 35 yaşından sonra hamile kalmada zorlanma ortaya çıkma ihtimali olduğundan, çalışan anne adaylarının çocuk sahibi olma planlarını da mutlaka hesaba katmaları ve buna uygun hareket etmeleri gerekir. Hamilelik ertelendikçe hamile kalma yanında hamilelik esnasında da başka sorunların ortaya çıkma ihtimali artar.</p>
<p><strong>2- İş yerimde hamile olduğumu ne zaman söylemeliyim?</strong></p>
<p>İş yerinin çalışma koşulları ne kadar ağır olursa olsun, her anne adayının yasal sınırlar kapsamında çalışma süresi üst sınırı, yasal izin ve istirahat hakları vardır. Uygulamada bu hakların çok fazla gündeme getirilmediğini ve adeta bu hakların yok sayıldığını görmekteyiz. Anne adaylarının mevzuatı araştırmaları ve haklarını iyi bilmeleri bu açıdan önemlidir. Bunun yanında bedensel olarak yüksek performans gerektiren işler de dâhil olmak üzere çoğu mesleğin gerektirdiği iş yükü, hamileliği devam ettirmeye uygundur, ancak özellikle ruhsal stresi ve &#8216;koşuşturmacası&#8217; yüksek işler erken doğum riskini artırabilir. Bu tür işlerde çalışan anne adaylarının doğum önü iznini doğum sonrasına erteleme hakkını kullanmadan direkt olarak zamanında doğum önü iznine ayrılmaları önemlidir.</p>
<p><strong>3- İş yerimdeki çalışma koşullarının ağırlığının bebeğime zararlı olma ihtimali var mıdır?</strong></p>
<table style="width: 166px; height: 298px; border-width: 3px; border-color: #1703fb;" border="3" cellspacing="1" cellpadding="1" align="right">
<tbody>
<tr>
<td>
<p style="text-align: left;"><strong>Doğum izni</strong></p>
<p><strong> </strong><strong> </strong>Doğumdan önceki sekiz ve doğumdan sonraki sekiz tıafta olmak üzere, toplam 16 haftalık süre için anne adaylarının çalıştırılmaması esastır. Anne bir taneden fazla bebek bekliyorsa, bu durumda doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre daha eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile anne adayı isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar çalışabilir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bazı anne adayları yeni başladıkları işlerinde sorun çıkmaması ve öncesinden (aslında yasalara uygun olmamasına rağmen) amirlerine belli bir süre hamile kalmama taahhütü verdiklerinden hamileliklerini söylemeye çekinirler. Bunun yanında özellikle hamileliğin ilk aylarında doktor istirahati gerektirecek durumlar söz konusu olabileceğinden amirin hamilelikten haberdar edilmesinde fayda görüyoruz.</p>
<p><strong>Bebeğin rahim içinde de bakıma ihtiyacı olduğu gerçeğini dikkate alarak doğum önü izninin zamanında kullanılmaya başlanması çok önemli&#8230;</strong></p>
<p><strong>4- İş yerinde çok sayıda bilgisayar ve diğer elektronik cihazlar var. Bunların olumsuz etkisi var mıdır?</strong></p>
<p style="text-align: left;">Günümüzde kullanılan elektronik cihazların hamilelik üzerindeki olumsuz etkileriyle ilgili yapılan çalışmaların sonuçlarına göre günlük hayatta yer almayan bazı özel cihazlar hariç, tümünün güvenli olduğu saptanmıştır. Buna iş yerine girilirken altından geçilen arama cihazı da dâhildir. Ancak yine de hayatımıza yeni giren bu cihazlar hakkında daha fazla veri toplanana kadar anne adaylarına bazı önlemler almalarını öneriyoruz. Bu önlemler arasında en önemli olanları cep telefonuyla gereksiz yere konuşmamak, cep telefonunu vücudunda taşımamak ve yatarken başucundan uzak yerde tutmaktır. Yine bilgisayarlara takılan ekran filtreleri de alınabilecek diğer önlemler arasındadır.</p>
<p><strong>5- Çalışırken beslenme konusunda nelere dikkat etmeliyim?</strong></p>
<p>Çalışan anne adayları en düzensiz beslenen grubu oluşturur. Bunun nedeni, sabah alelacele bir şeyler atıştırılarak güne başlanması, öğlen iş yerinde çıkan yemeğin isteğe göre değiştirilmemesi ve istenmeyen yemeği yemek yerine yine başka şeylerle öğünün geçiştirilmesi ve akşama yorgun argın eve gelindiğinde yine alelacele yemek pişirilmesidir. Bunun yanında hafta içinin bu düzensizliğini telafi etmek için yapılan &#8220;sıkı&#8221; pazar kahvaltıları da dengesiz beslenmeye katkıda bulunur. Çözüm, hamilelikte beslenmeyi ciddiye almak, sabah daha erken kalkıp dengeli ve zengin bir kahvaltı yapmak, öğle yemeğini evden götürmek ve akşam yemeği için de eşten destek istemek olabilir. Her anne adayı çözümünü kendi üretmelidir.</p>
<p><strong>6- İş yerinde istirahat etmem mümkün mü? Sürekli oturuyorum, neler yapmalıyım?</strong></p>
<p>İş yerinde de istirahat etmek mümkündür. Mümkünse işe servisle gidip gelmek, öğle saatlerini &#8220;şekerleme&#8221; yapmak için kullanmak, işini bir an önce bitirip geri kalan zamanını istirahat için harcamak veya işyerinden erken çıkma seçeneğini kullanmak çözüm olabilir. Sürekli oturarak çalışan anne adaylarının iki saatte bir kalkıp 10 dakika ofis içinde dolaşmaları, dolaşım sistemlerini rahatlatmaları açısından önemlidir.</p>
<p><strong>7- Ne zamana kadar araba kullanabilirim?</strong></p>
<p>İş yerine servisle veya eğer çok yoğun olmuyorsa toplu ulaşım araçlarıyla gitmek veya eş tarafından kullanılan özel araçla gitmek en idealidir. Aracı kendiniz kullanmak durumundaysanız hamileliğinizin her döneminde emniyet kemeri kullanımına ve diğer emniyet kurallarına özen göstermelisiniz. 32. haftadan sonra kısa mesafeler hariç araç kullanımını önermiyoruz.</p>
<p><strong>8- Doğum önü iznine ne zaman çıkabilirim?</strong></p>
<p>Yasal doğum önü izni tekil hamileliklerde 32. haftadan itibaren, ikiz hamileliklerde ise 30. haftadan itibaren başlar. Durumu müsait olan anne adayları doktorlarından onay alarak 32.-37. hafta arasında çalışmaya devam ederek bu çalıştıkları ek süreyi doğum sonrasına aktarabilirler. Bizim önerimiz bebeğin rahim içinde de bakıma ihtiyacı olduğu gerçeğini dikkate alarak doğum önü izninin zamanında kullanılmaya başlanmasıdır. Yine erken doğum riski nispeten yüksek olan anne adayları doğum önü iznini ertelememedirler.</p>
<p><strong>9- Tekrar çalışmaya ne zaman başlayabilirim?</strong></p>
<p>Doktorun önerisiyle ister sezaryen, isterse normal doğum olsun, altıncı haftanın sonunda yapılan muayenenin normal sonuçlanması sonrasında iş yaşamına tekrar geri dönülmesi mümkündür. Süt iznini toplu kullanan, doğum öncesinden alacağı izni olan ve yasal altı ay ücretsiz izin hakkını kullanan anne adayları ise bu izinleri bittiklerinde tekrar çalışmaya başlarlar.</p>
<p><strong>Rutin hamilelik kontrolleri için gereken izinler ve süt izni</strong></p>
<p>Hamilelik süresince periyodik kontroller için çalışana ücretli izin verilir. Anne adayının doktora gittiği süreler için ücretinden herhangi bir kesinti yapılamaz. Çalışan annelere bir yaşından küçük çocuklarını emzirebilmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını, çalışanın kendisi belirler.</p>

<p class="sayac_bilgi">184 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/kadin-dogum/calisan-hamile-kadinlarin-en-sik-sorduklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çalışan Kadınlar Çocuklarına Vakit Ayıramıyor!</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/anne-cocuk/calisan-kadinlar-cocuklarina-vakit-ayiramiyor/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/anne-cocuk/calisan-kadinlar-cocuklarina-vakit-ayiramiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2011 16:36:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne & Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[bakire bayanlar nasil bosalir]]></category>
		<category><![CDATA[bakire boşalması]]></category>
		<category><![CDATA[bakire kadın nasıl boşalır]]></category>
		<category><![CDATA[bakire kiz nasil]]></category>
		<category><![CDATA[Bakire kız nasıl boşala bilir]]></category>
		<category><![CDATA[bakire kız nasıl boşalır]]></category>
		<category><![CDATA[BAKİRE KIZLAR NASIL BOŞALIR]]></category>
		<category><![CDATA[bakire kizlar nasil bosalirlar]]></category>
		<category><![CDATA[bakire nasil boşalir]]></category>
		<category><![CDATA[bakireler boşalır]]></category>
		<category><![CDATA[bakireler nasıl bosalır]]></category>
		<category><![CDATA[bakirler boşalır]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[ÇALIŞAN KADIN ÇOCUKLARI]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan kadınlar çocuklarına vakit ayıramıyor]]></category>
		<category><![CDATA[iprahim saraçoglu]]></category>
		<category><![CDATA[iprahim saraçoglu hamile kalmak icin kür]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar nasıl boşalır]]></category>
		<category><![CDATA[kızların özel boşalması]]></category>
		<category><![CDATA[kızların özel hayatı boşalması]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl boşalınır bayanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=18589</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar Sağlık-Sen’in kamuda çalışan kadınlar arasında yaptığı ankete göre çalışan kadınları yüzde 90’ı işi nedeniyle çocuklarına vakit ayıramadıklarından, yüzde 85’i aile ve sosyal hayatının kısıtlandığından yakındı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Sağlık-Sen’in sağlık kurumlarında çalışan kadınların yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla yaptığı araştırma ortaya çarpıcı sonuçlar çıkardı. Sağlık-Sen’in 12 ilde bin 260 kadın çalışan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar Sağlık-Sen’in kamuda çalışan kadınlar arasında yaptığı ankete göre çalışan kadınları yüzde 90’ı işi nedeniyle çocuklarına vakit ayıramadıklarından, yüzde 85’i aile ve sosyal hayatının kısıtlandığından yakındı.<span id="more-18589"></span><div class="more"></div></p>
<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Sağlık-Sen’in sağlık kurumlarında çalışan kadınların yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla yaptığı araştırma ortaya çarpıcı sonuçlar çıkardı. Sağlık-Sen’in 12 ilde bin 260 kadın çalışan ile gerçekleştirdiği ankete katılan kadın çalışanların yüzde 53.4’ü çalışma hayatlarının yoğunluğundan dolayı çocuğuna “yeterince zaman ayıramıyorum” ifadesine katıldıklarını belirtti. Çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı çocuğuna hiç vakit ayıramayanların oranı yüzde 6.3 olurken, çalışma hayatının çocuğuna ayırdığı vakitten kısmasına neden olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 30.7 oldu. Yoğun çalışma hayatının çocuğuyla ilgilenmesini engellemediğini ifade edenlerin oranı ise yüzde 9.6 olarak ortaya çıktı.</p>
<p><strong>ÇALIŞANLARIN YÜZDE 25’İ ALDIĞI ÜCRETTEN ‘KESİNLİKLE’ MEMNUN DEĞİL</strong></p>
<p>Ankete katılan kadınların yüzde 25.7’si aldığı ücretin yaptıkları işi kesinlikle karşılamadığını ifade ederken, yüzde 16.2’si ise karşılamadığını ve kısmen karşıladığını belirtenlerin oranı ise beşte bir olarak ortaya çıktı.</p>
<p>Çalışanların yüzde 51.6’sı “Çok fazla nöbet tutmam işteki performansımı olumsuz etkilemektedir” ifadesine katıldıklarını belirtti. Bu ifadeye kısmen katılanlar da düşünüldüğünde çalışanların yaklaşık yüzde 77’sinin “Çok fazla nöbet tutmam işteki performansımı olumsuz etkilemektedir” görüşünde olduğu anlaşıldı.</p>
<p><strong>“SAĞLIKTA ŞİDDETİN EN BÜYÜK MAĞDURU KADINLAR”</strong></p>
<p>“24 saat halka hizmet eden kadın çalışanların, 8 Mart’ta dahi bir hasta yakını tarafından şiddete uğramamasının hiçbir garantisi yok” diyen Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Kaçar, çalışan kadınlar gününde sağlıkta yaşanan şiddete dikkat çekti. Kadın çalışanların yüzde 76’sının uğradıkları şiddetin kaynağı olarak hasta ve yakınlarını gördüğünü belirten Kaçar, araştırmaya katılan kadınların yüzde 61’inin sözel, yüzde 36’sının psikolojik şiddetle karşılaştığını belirtti.</p>
<p>Sağlık hizmetlerinin aksamadan yürütülmesinde en büyük katkıyı kadın çalışanların sağladığını belirten Kaçar, “Kadın çalışanlar yetersiz istihdama bağlı olarak yaşadığı ağır iş yükünden kurtarılmalı, büyük bir stres kaynağı haline dönüşen şiddete karşı çalışma güvenlikleri sağlanmalı, aile ve sosyal hayatta onları rahatlatacak tedbirler alınmalıdır” şeklinde konuştu</p>
<p>ANKA</p>

<p class="sayac_bilgi">29 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/anne-cocuk/calisan-kadinlar-cocuklarina-vakit-ayiramiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çalışan annelerin yasal hakları</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/anne-cocuk/calisan-annelerin-yasal-haklari/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/anne-cocuk/calisan-annelerin-yasal-haklari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 21:00:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne & Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[2011 ÇALIŞAN GEBELERİN YASAL HAKLARI]]></category>
		<category><![CDATA[annelerin]]></category>
		<category><![CDATA[ANNELİK YASAL İZNİ]]></category>
		<category><![CDATA[Aspirin]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan annelerin yasal hakları]]></category>
		<category><![CDATA[ÇALIŞAN KADINA VERİLECEK EMZİRME İZNİ SÜRESİ]]></category>
		<category><![CDATA[calışmak için muvaffakatname]]></category>
		<category><![CDATA[emzirme izni süresi]]></category>
		<category><![CDATA[gebe bayanların çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[gebe bayanların gece çalıştırılması]]></category>
		<category><![CDATA[GEBE ÇALIŞANIN MUAYENESİ]]></category>
		<category><![CDATA[gece çalışma için muvafakatname]]></category>
		<category><![CDATA[hakkı matraşın sağlıkdurumu]]></category>
		<category><![CDATA[hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hamile bayanın gece çalışması için muvafakatname]]></category>
		<category><![CDATA[hamile bayanların çalışma saatleri]]></category>
		<category><![CDATA[hamile bayanların gece çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[hamile bayanların yasal hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kol ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[ruyada cocugunu öldürmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=6213</guid>
		<description><![CDATA[Çalışan annelerin yasal hakları İşçi, gebelik ve emzirmeye başlama halinde mutlaka işvereni bilgilendirir. Çalışma saatleri: Gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçi günde yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz. Gece çalışması: Emziren işçi doğumu izleyen altı ay boyunca gece çalıştırılamaz. Yeni doğum yapmış işçinin doğumu izleyen sekiz haftalık süre sonunda, emziren işçinin ise, altı aylık süreden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çalışan annelerin yasal hakları</strong></p>
<p>İşçi, gebelik ve emzirmeye başlama halinde mutlaka işvereni bilgilendirir.<span id="more-6213"></span><div class="more"></div></p>
<p>Çalışma saatleri: Gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçi günde yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz.</p>
<p>Gece çalışması: Emziren işçi doğumu izleyen altı ay boyunca gece çalıştırılamaz. Yeni doğum yapmış işçinin doğumu izleyen sekiz haftalık süre sonunda, emziren işçinin ise, altı aylık süreden sonra gece çalışması yapmasının güvenlik ve sağlık açısından sakıncalı olduğunun hekim raporu ile belirlendiği dönem boyunca, gece çalıştırılamaz.</p>
<p>Kadın işçiler, gebe olduklarının hekim raporu ile tespitinden itibaren doğuma kadar geçen sürede gece çalışmaya zorlanamazlar.</p>
<p>ANALIK İZNİ<br />
Gebe işçinin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı haftalık süre için çalıştırılmaması esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce on haftalık süre çalıştırılmaz. Sağlık durumu uygun olduğu taktirde, hekimin onayı ile gebe işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar iş yerinde çalışabilir. Bu durumda gece çalışması yaptırılamaz ve gebe işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir.</p>
<p>Bu süreler, işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse arttırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.</p>
<p>İsteği halinde kadın işçiye, on haftalık süresinin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre yıllık ücretli izin hesabında dikkate alınmaz.</p>
<p>GEBE İŞÇİNİN MUAYENE İZNİ<br />
Gebe işçilere gebelikleri süresince, periyodik kontrolleri için ücretli izin verilir.</p>
<p>EMZİRME İZNİ</p>
<p>Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma sürelerinden sayılır</p>

<p class="sayac_bilgi">83 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/anne-cocuk/calisan-annelerin-yasal-haklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çalışan annelerin doğal yasal hakları</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/calisan-annelerin-dogal-yasal-haklari/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/calisan-annelerin-dogal-yasal-haklari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 13:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[annelerin]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan annelerin yasal hakları]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan annelerin yasal izinleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğumdan sonraki yasal haklar]]></category>
		<category><![CDATA[hakları]]></category>
		<category><![CDATA[ped numaraları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=6098</guid>
		<description><![CDATA[Çalışan annelerin doğal yasal hakları şçi, gebelik ve emzirmeye başlama halinde mutlaka işvereni bilgilendirir. Çalışma saatleri: Gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçi günde yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz. Gece çalışması: Emziren işçi doğumu izleyen altı ay boyunca gece çalıştırılamaz. Yeni doğum yapmış işçinin doğumu izleyen sekiz haftalık süre sonunda, emziren işçinin ise, altı aylık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çalışan annelerin doğal yasal hakları</strong></p>
<p>şçi, gebelik ve emzirmeye başlama halinde mutlaka işvereni bilgilendirir. <span id="more-6098"></span><div class="more"></div></p>
<p>Çalışma saatleri: Gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçi günde yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz.</p>
<p>Gece çalışması: Emziren işçi doğumu izleyen altı ay boyunca gece çalıştırılamaz. Yeni doğum yapmış işçinin doğumu izleyen sekiz haftalık süre sonunda, emziren işçinin ise, altı aylık süreden sonra gece çalışması yapmasının güvenlik ve sağlık açısından sakıncalı olduğunun hekim raporu ile belirlendiği dönem boyunca, gece çalıştırılamaz.</p>
<p>Kadın işçiler, gebe olduklarının hekim raporu ile tespitinden itibaren doğuma kadar geçen sürede gece çalışmaya zorlanamazlar.</p>
<p>ANALIK İZNİ<br />
Gebe işçinin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı haftalık süre için çalıştırılmaması esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce on haftalık süre çalıştırılmaz. Sağlık durumu uygun olduğu taktirde, hekimin onayı ile gebe işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar iş yerinde çalışabilir. Bu durumda gece çalışması yaptırılamaz ve gebe işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir.</p>
<p>Bu süreler, işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse arttırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.</p>
<p>İsteği halinde kadın işçiye, on haftalık süresinin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre yıllık ücretli izin hesabında dikkate alınmaz.</p>
<p>GEBE İŞÇİNİN MUAYENE İZNİ<br />
Gebe işçilere gebelikleri süresince, periyodik kontrolleri için ücretli izin verilir.</p>
<p>EMZİRME İZNİKadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma sürelerinden sayılır</p>

<p class="sayac_bilgi">23 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/calisan-annelerin-dogal-yasal-haklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş görüşmesi teknikleri</title>
		<link>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/is-gorusmesi-teknikleri/</link>
		<comments>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/is-gorusmesi-teknikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 15:30:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş - Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[akrep erkeği nasıl tavlanır]]></category>
		<category><![CDATA[en etkin iş görüşme teknikleri makale]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[iş görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[iş görüşmesi resmi]]></category>
		<category><![CDATA[iş görüşmesi rüya tabirleri]]></category>
		<category><![CDATA[iş görüşmesi spor kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[İş görüşmesi teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[iş görüşmesinde bayan kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[islami rüya tabirleri iş görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[resmiyette bayanlara giyinme taktikleri]]></category>
		<category><![CDATA[rüya iş görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[rüya tabir iş görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[rüya tabir işgörüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ruya tabiri is gorusmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ruya tabırler iş goruşmesı]]></category>
		<category><![CDATA[rüya tabirleri is görüsmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ruyada is gorusmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ruyada is gorusmesi ne anlamina gelir]]></category>
		<category><![CDATA[ruyada is gorusmesi ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[ruyada is gorusmesi yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[ruydada is gorusmesi]]></category>
		<category><![CDATA[teknikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanlar.biz/?p=5336</guid>
		<description><![CDATA[İş görüşmesi teknikleri Bir iş görüşmesine gittiğinizde nasıl giyinmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Peki görüşmeciyi etkilemek için neler söylemeniz gerektiğini? İş görüşmesinde görgü kuralları zaman zaman göz ardı edilir ancak başarılı bir iş arama sürecinin vazgeçilmez unsurlarındandır. Sunduğunuz imaj, davranışlarınız, hal ve hareketleriniz konusunda emin değilseniz Amerikalı kariyer danışmanı Robin Ryanın önerileri size yardımcı olabilir. Giyiminize [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İş görüşmesi teknikleri</strong></p>
<p>Bir iş görüşmesine gittiğinizde nasıl giyinmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Peki görüşmeciyi etkilemek için neler söylemeniz gerektiğini? İş görüşmesinde görgü kuralları zaman zaman göz ardı edilir ancak başarılı bir iş arama sürecinin vazgeçilmez unsurlarındandır.<span id="more-5336"></span><div class="more"></div></p>
<p>Sunduğunuz imaj, davranışlarınız, hal ve hareketleriniz konusunda emin değilseniz Amerikalı kariyer danışmanı Robin Ryanın önerileri size yardımcı olabilir.</p>
<p>Giyiminize özen gösterin<br />
Eğer işverenin sizi olduğunuz gibi kabul etmesini bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Günümüzde her ne kadar birçok işyeri kıyafet konusunda çalışanları serbest bıraksa da işverenler için giyim hala büyük önem taşıyor. Görüşmeye düzgün ve işyerine uyacak kıyafetlerle gelin. Spor kıyafetler, fazla mini etekler, terlikler iş görüşmesinde tercih etmemeniz gereken bir tarzdır. </p>

<p class="sayac_bilgi">78 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanlar.biz/is-kariyer/is-gorusmesi-teknikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

